top of page

Birleşmiş Milletler mi, yoksa,Birleşmiş Nefretler mi?



2021 yılının Mayıs ayında B.M. tarafından İsrael’in Araplara karşı işlediği “insanlık suçlarını!” incelemek üzere bir “Araştırma Komisyonu” kurulur. Batılı ülkelerin onaylamadığı bu komisyon, B.M.’ de otomatik çoğunluğa sahip “karanlık” ülkeler ve insan hakları konusunda öncü (!) Çin, Libya, Sudan Somalya ve Venezuela gibi devletlerin desteğiyle kurulur.


Büyük bir titizlikle seçilen üç kişilik İsrael dostu (!) komisyonun başında Afrikalı Navi Pillay var. Diğer iki üyesi Hintli Miloon Kothari ve Avustralyalı Chris Sidoti. Kothari İsrael’in B.M.’de yeri olmadığını geçmişte savunmuşken, (Kothari sonra özür diledi), komisyon başkanı Pillay da ülkemizi Apartheid ile suçlamış bir kişilik.


O ülke, o İsrael ki daha geçtiğimiz hafta meclisinin Arap asıllı bir üyesi eli kanlı bir Filistinli teröristin güvenlik kuvvetlerince etkisiz hale getirilmesinin ardından kendisine methiyeler düzmüş, şehadetini övmüş, başka bir deyimle açıkça terörizmi teşvik etmiş. Vakti zamanında bu vatansever(!) milletvekilimizin meclisten ihraç kararını da İsrael Yüksek Mahkemesi geri çevirmiş. Dolayısıyla bu hanım milletvekilimiz meclisteki görevine ve ülkeye katkıda bulunmaya halen devam ediyor. Hangi Apartheid ülkesinde sivil vatandaşlarını katleden teröristleri savunan bir milletvekili serbestçe meclisteki görevine devam eder, ben bilmiyorum.


Filistin Özerk Yönetimi yetkililerinin eli kanlı teröristlere methiyeler düzüp, ailelerine maaş bağlamalarından söz açmıyorum bile. Onlar artık normalleşmiş işlemler.

“Araştırma Komisyonu” raporu geçenlerde B.M. yetkililerine sunuldu. İsrael “nazi benzeri” suçlar işlemekle itham ediliyor!.. İnsafffff!


Komisyon çalışmasını yapabilmek için kişilerden şikayetlerini bildirmelerini istemiş ve bunların üzerine kurmuş raporunu. Şikayetlerin büyük kısmı tarihsiz, imzasız ve anonim.


Komisyon o kadar tarafsız ki İsraelli Sosyal Toplum Örgütlerinin 190,161 İsraellinin mağduriyetlerini, ayrıca Filistinlilerin Yahudilere karşı belgelenmiş, ayrıntılı 5875 saldırısını doğrudan çöp tenekesine atmayı yeğlemiş.


İsraelli sivillere karşı yıllardır süregelen roketli, bombalı, bıçaklı saldırılar, intihar komandoları, her tarafı yakıp yıkan yangın uçurtmaları, yargısız infazlar, tecavüzler gibi basit terör olaylarına yer verme zahmetine girilmemiş. Zira onlarda bir “insanlık suçu” yok, Yahudilere karşı yapılanlar insanlık suçuna girmez ki!


Gazze’den tümüyle çekilmesine rağmen yıllardır vatandaşlarının başına roketler yemeye devam eden ülke sanki İsrael değil. Yıllar evvel Gazze yönetimine uluslararası kuartetin sunduğu ve Arapların redettiği barış teklifi sanki İsrael tarafından yapılmadı.


Kuzeyinde Lübnan’da İran’ın da yardımıyla kendisine yöneltilmiş 150,000 kadar roketin konuşlandığı, önemsiz olduğu için, raporda yer almıyor tabii. Zaten terör, Hamas, İslami Cihad gibi kelimeler raporda yoklar.


Araştırma sonucunda raportörler Filistinli Araplara karşı işledikleri insanlık suçlarıyla ilgili olarak bu suçlara karışmış olan İsraelli yetkililerin yakalanıp, sorgulanıp tutuklanmalarını talep ediyorlar.


Buna karşılık soruşturulacak tek bir Filistinli dahi bulamamış komisyon üyeleri.


İsrael’in Batı Şeria’daki mevcudiyeti hukuka aykırı bulunuyor. İyi güzel de İsrael’in en az iki defa, Başbakanlar Barak ve Olmert zamanında, ABD’nin de aracılığında sunduğu iki barış teklifinden Filistinlilerin son anlarda kaçmayı tercih ettiklerine değinilmiyor tabii. Peki ne yapsın İsrael? Barış elini kime uzatsın???


Güneyde Hamas, kuzeyde Hizbullah roketleriyle ülkeyi devamlı tehdit altında tutarken, sık sık da saldırırken bu bilançoya bir de doğusundan bir kilometreyi dahi bulmayacak Kalkilya’dan da mı roket tehdidi altında olsun?


Güneyden, kuzeyden gelen tehditlere bir de doğuyu ekleyelim, ne kalıyor geriye? Batı.

Boylu boyunca deniz...


Araplar İsrael’in yanında yaşayacak bir Filistin Devleti isteseydi eğer, barış çoktan yapılırdı. İstedikleri İsrael’in yerinde bir Filistin Devleti. Ona da İsrael hükümetleri pek sıcak bakmıyor! Sorry.


İsrael karşıtlığının antisemitizmle yoğrulmuş bu muhteşem karışımı B.M.’e üye devletlerin adli mercilerine servis edilerek suçluların tutuklanması çağrısı yapılıyor.

Tabii ki her devlet gibi İsrael de zemzem suyuyla yıkanmış değil, tabii ki onun da yanlışları var ama .....

Bu nasıl bir çifte standart, nasıl bir ikiyüzlülüktür sayın B.M.?








Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page