top of page

BEREŞİT - Kayıp olan öteki yarımız nerede?




Oldukça yaşlı ancak her zaman ışık saçmaya devam eden aşk şiirleri kitabı Şir Ha Şirim’de “Kadınla-Erkek”, “Tanrı ile İsrail Halkı” ve özellikle de “İnsan ruhuyla - Yaratıcısı” arasındaki SEVGİ anlatılmaktadır.



Bu konunun temeli, Yaradılış kitabının giriş bölümünde, özellikle de “İkisi tek vücut haline gelmelidirler(Bereşit 2:24) cümlesinde yatmaktadır. Cinsellik, doğası gereği, bir ikilik gerektirmektedir, yani bir kadının ve bir erkeğin mevcut olması gerekir.



İnsanların yaşadığı dualitede (ikilikte) her zaman iyilik veya kötülük potansiyeli mevcuttur. Bir kadınla erkeğin birleşmesi dünyadaki en büyük mutluluklardan biri olabilir. Hatta belli düzeyde ilahi duygular bile hissedebilirler.



Şir Ha Şirim kitabında bu ikilik, hem gerçek hem de mecazi anlamlarıyla ele alınmaktadır.



Diğer yandan, cinselliğin negatif, şeytani bir yanı da vardır. Bu yanını da Bereşit 3:16’da geçen Havva’nın lanetinde ve birkaç ay sonra okuyacağımız Vayikra 18:20’de anlatılan yasak ilişkilerde görüyoruz.



İki Yaradılış mı? - Bir Yaradılış mı?



“Bir erkek, annesini ve babasını bırakıp eşiyle birleşmelidir” cümlesinden hemen önce ilk kadınla ilk erkeğin yaradılışı anlatılır. Tanrı önce çeşitli varlıkları ve hayvanları ona eşlik edecek potansiyel adaylar olarak Adem’e getirir. Adem hiçbirini istemez (ama onlara uygun isimler verir). Bunun üzerine Tanrı onu derin bir uykuya yatırır.



Bereşit 2:21: “Ve Tanrı Adem’i derin bir uykuya yatırdı, Adem uyudu ve Tanrı onun vücudunun bir yanından “TZELAOT”larından birini aldı” cümlesini okuyoruz. Oysa Mısırdan Çıkış (Şemot 26:20) ayetinde “Ve tapınağın yan tarafına, “TZELASINA”… ifadesini okuruz.



Modern çağda bu satırlar sık sık erkek şovenizminin zirvesi olarak görülür, kadın erkekten yaratıldığı için kadının erkekten daha aşağı bir seviyede olduğunu anlattığı düşünülür. Raşi, son derece kısa ve oldukça da şifreli bir anlatımla, bu yorumun doğru olmadığını söylemektedir:



Hristiyan öğretilerinde “TZELA” sözcüğü genellikle “KABURGA” olarak çevrilmektedir, oysa aslında bu sözcük vücudun “YAN TARAFI” ya da “YARISI” anlamına gelmektedir.



Şemot 26:20’de Tapınağın (Mişkan) inşasıyla ilgili bir cümlede “TZELA” sözcüğü kullanılmaktadır. Bu da “KABURGA” olarak yapılan tercümenin doğru olmadığını kanıtlamaktadır.



Orijinal insanın iki yönü vardı. Bu yönlerden biri erkek, diğeri de kadın oldu. Dolayısıyla, kadınların erkeklerden daha düşük düzeyde olduğu düşüncesi yanlıştır ve hiçbir yerde böyle bir referans yoktur. Erkek ve kadın aynı statüde yaratılmıştır.



Bu örüntüyü açıkça anlayabilmek için, birçok farklı yerde görülen midraşik kaynakları anlamamız gerekir. Bunlardan bazıları Bereşit Raba 8:1 - Vayikra Raba 14:1 - Talmud Berahot 61 ve Eruvim 18a’dır.



Bu yüksek algı düzeyini elde ettiğimizde ilk kadim insan anlatımının cinselliğin ötesine geçtiğini görebiliriz. İlk yaratılan çift cinsiyetli insan, her iki cinsiyetin potansyel özelliklerini kendinde barındıran ideal insan imgesidir.



Bu İdeal İnsanın ERKEK özellikleri; insiyatif - soyut entelektüel nitelikler – yaratıcılık - fiziksel güç – liderliktir.



Daha yüksek kapasiteyi ifade eden, KADIN nitelikleri; bakım – sezgi – şefkat - yuva yapma – fedakarlık gibi özelliklerdir.



Başlangıçta, Kadınla Erkek tam birer birey (Ehad) olarak yaratıldı ama daha sonraki süreçte ikiye ayrıldılar.



İnsanın bir bütün olabilmesi için iki nitelik grubunun birleşimi olması gerekir. Anlatımda vurgulanan şey, erkeğin ya da kadının tek başına bir bütün olmadıklarıdır.



BİR’LİK arayışında kişinin, kendi eşiyle birleşmesi kayıp kısımlarını bir anlığına da olsa bulmaya çalışma girişimidir.


Sevgilerimle - Shabat Shalom


Rabi. Yishak BİLMAN (z”l) & Moşe PASENSYA









Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page