top of page

Bennet ve Azınlık Hükümetleri…





Bennett- Lapid hükümeti yolun sonuna geldi mi? 61 güvenoyu alarak göreve gelmesinden bu yana bir ayı çıkarmaz denilen, her an kopmalarla yıkılacağı öngörülen, yedi partiden oluşan bu koalisyon her şeye karşın bir yılını tamamladı.


Gerçekten yelpazenin sağında yer alan iki partiden -Tikva Hadaşa ve Yamina - iki merkez -Yesh Atid ve Kahol Lavan- iki sol - Avoda ve Meretz- ve bir de radikal dinci Arap Partisinden -Raam- oluşan bu koalisyonun varlık nedeni Bibi karşıtı olması, bir diğer nedeni de Likud’un başı çektiği ittifakın dört seçimdir en fazla oyu almasına rağmen hükümet kuramamasıydı.


Ya yeniden bir beşinci seçime gidilecek ya da sağlam temeller üstüne oturmayan bu model her şeye karşın denenecekti. Sadece yedi sandalyeye sahip bir parti liderinin başbakan olması ağır eleştirilere hedef oldu, hükümet her yoldan yıpratılmaya çalışıldı. Ne var ki başbakan yedi üyeli bir partiden geliyor olsa da kanunun öngördüğü 61 güven oyuna sahipti.


Koalisyon ortağı Raam nedeniyle, terörist Araplarla iş birliği yaptığı türünden asılsız karamalara uğramasına rağmen hükümetin bir yıllık icraatının sonunda başarı hanesine yerleştirilebilecek uygulamaları sıralayalım.


Üç yıldır çıkartılamayan bütçe yasalaştırıldı, pandemiye karşı herhangi bir kapanmaya gidilmeksizin ekonomi düzlüğe çıkartıldı, ABD’de yüzde 8, AB ülkelerinde yüzde 5-6 civarında seyreden enflasyon yüzde 4’te tutulabildi. Bütçe İsrael tarihinde ilk kez açık vermedi. Başarılı bir dış politika sürdürüldü, yıllardır Ürdün, Mısır ve hatta Türkiye ile bile bozuk olan ilişkilerin canlandırılmasına gidildi. Körfez ülkeleriyle daha geniş iş birliği anlaşmaları imzalandı. Buna karşılık mülklerdeki yıllık yüzde 15 oranındaki artış durdurulamadı, terör çok can aldı.


Bennett’in en büyük başarısızlığı ise kendi partisinden seçilmesini sağladığı Knesset üyeleri üzerinde bir denetim sağlayamamış olmasıdır.


Yamina’dan Amichai Chikli’nin istifasıyla hükümet çoğunluğu kaybetti; durum 60-60 oldu. İdil Silman’ın da koalisyonla devam etmeyeceğini bildirmesiyle hükümet azınlık hükümetine dönüştü. Geçtiğimiz hafta İsrael Yasalarının Yehuda ve Shomron’da da uygulanabilmesine olanak sağlayan ve 1967 yılından bu yana uzatılan olağanüstü kararnamenin Knesset’te 52’ye karşı 58 oyla kabul edilmemesi bardağı taşıran son damla oldu.


Ancak İsrael’de 1996’da çıkarılan bir yasa uyarınca, bir hükümetin güvensizlik oyu ile devrilmesi için azınlığa düşmesi yeterli değil, her halükârda 61 karşı oya gereksinim var. Hatta bu yasa 2015’te daha da güçlendirildi ve güvensizlik oylamasının 61 menfi oyun yanı sıra alternatif bir hükümet önerisini de içermesi zorunlu tutuldu.


İsrael tarihinde pek çok azınlık hükümetine rastlıyoruz. Bunlar ya belli bir süreçte gerekli çoğunluğu sağlamışlar ya da seçime gitmişlerdir.


David Ben Gurion’un başında yer aldığı Mapai hükümeti azınlığa düşünce Arap partilerinin oylarıyla varlığını sürdürdü. İshak Şamir başkanlığındaki 24. Likud hükümeti Madrid Konferansı’ndan sonra çoğunluğu kaybetti. Ariel Şaron lideri olduğu Kadima Partisi’nin 30. İsrael hükümeti Shinuy Partisi’nin çekilmesi ile azınlık konumuna dönüştü ve bir süre sonra İşçi Partisi’nin hükümete katılmasıyla iktidarını sürdürebildi.


75 milletvekilinin desteği ile kurulan Ehud Barak hükümeti Oslo görüşmelerinden sonra 30 üyeye düştü ve Barak ancak beş ay sonra görevinden istifa etti. En uzun azınlık hükümeti 59 üye ve dışardan iki Arap partisinin desteğiyle üç yıl iktidarda kalmayı başaran 25. Yizhak Rabin hükümetidir.


Günümüze geri dönersek iktidardaki Bennett başkanlığındaki hükümetin yoluna devam edemeyeceği konusunda nerdeyse herkes fikir birliği içinde. Ne zamana kadar görevde kalacağı ve sonrasında ne olacağı ise bilinmemekte…


(Bu yazıda elimden geldiğince tarafsız bir şekilde siyasi tabloyu sergilemeye çalıştım. Çözüm konusunda görüşümü merak edenler özelden yazabilir)
















Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page