top of page

Barış; ne zaman geleceksin bu taraflara?






Geçtiğimiz günlerde Bir Zeit Üniversitesi Öğrenci Birliği seçimleri yapıldı, pandemi yüzünden verilen iki senelik bir aradan sonra.

Beş grubun çekiştiği seçimleri Hamas taraftarı Al Wafaa İslami örgütü açık farkla kazandı. 51 sandalyenin 28’ini onlar alırken, Fatah taraftarı Şehid Yasser Arafat bloku 18, Demokratik İlerici blok ise 5 sandalye ile yetindi. Üniversite rektörü Dr. B. Doumani katılımın yüzde 78’i bulduğu seçimlerin serbest ve demokratik bir ortamda yapılmasından duyduğu memnuniyeti belirtti.


Günümüzden yüzyıl kadar önce bir kız okulu olarak açılan bu eğitim kurumu halen Filistinin en prestijli üniversitesi kabul ediliyor.

“Tamam da bunlardan bize ne?” diyebilirsiniz. Açmaya çalışayım.


Bölgenin yarınını tayin edecek olanlar İsraelli ve Filistinli gençler.

İsraelli gençlerin, -marjinal, aşırı sağcı, güç kullanmaya hazır çok ufak bir kitleyi saymazsak- barışa dönük tutum ve yaklaşımları hepimizin bildiği bir gerçek.

Filistinli gençler açısından ise durum maalesef hiç de öyle değil.


Daha eğitimli, daha aydın, ileriyi daha doğru bir şekilde öngörmesini beklediğimiz Filistinli üniversite gençleri Hamas’ı destekliyorsa eğer, bölge barışı için ümitlenmek maalesef çok zorlaşıyor.


Neden mi?

Hamas’ın amaçları yüzünden.

Defalarca ertelediği Filistin Özerk Yönetimi seçimlerini Abbas 2021 yılında da tekrar erteledi. Nedeni Hamas’ın muhtemel zaferinden korkmasıydı. Bir Zeit Üniversitesi sonuçları korkularının yerinde olduğunun açık ispatı oldu.


Aynen tangoda olduğu gibi İsrael – Filistin barışı için de iki tarafa gereksinim var.

İsraelin tango partneri ya Abbas’ın başında olduğu FÖY, ya da Hamas.

Abbas’ın yönetimi her ne kadar -en azından kağıt üstünde- İsraelle bir diyaloga açık gözüküyorsa da, belki biraz da yönetimin kötü olması ve büyük çapta yolsuzluklara bulaşması nedeniyle giderek halkının desteğini kaybediyor ve barışı gerçekleştirebilecek bir partner olmaktan uzaklaşıyor.


Filistin ılımlı(!) yönetiminin ve medyasının yıllar süren beyin yıkamaları ve KİN (Kin, İntikam, Nefret) temelli eğitimi sonucu en son yapılan anketlerde Filistin halkının yüzde yetmişi barış müzakerelerine geri dönülmesine karşı duruyor. İki devletli bir çözümü benimseyen kitle ise azınlıkta; sadece yüzde kırkiki oranında.


İsraelin yaşam hakkını reddeden terörist Hamas’a gelirsek:

Manifestosunun ana maddelerinden biri “İsrael, İslam onu yok edinceye kadar yaşamını sürdürecektir” der. Amacı İsrael ülkesinin harabeleri ve Yahudi cesetleri üzerinde Filistin Devletini kurmaktır. İdeal barış partneri olmaktan uzak bir yapı.

Maalesef Abbasçı olsun, Hamasçı olsun Filistinli çoğunluğun birleştiği ortak nokta, İsrael’in yanında bir Filistin Devleti kurmak değil; İsrael toprakları üzerinde ve onun yerinde ve yerine bir Filistin Devletine sahip olmak.


Dünya bunu ne kadar çabuk anlarsa ve bu konuda İsrael ile gerçek bir barışı arzulayan bir halkın, bir partnerin oluşumuna katkıda bulunursa barış Ortadoğu’ya o oranda çabuk gelebilecektir. (Dilerim İbrahim Barış Antlaşmalarının da katkılarıyla)

Şimdilik bizler, İsrael, burdayız. Bir tarafa gittiğimiz yok.

Barış; sen ne zaman bu taraflara uğrayacaksın?









Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page