top of page

BA – Mİ - DBAR





Ba (bo)- Gel.

Mi - Kim?

Dibur - Konuşmak.


Öyle bir yere geliyorsun ki, “Benimle konuşacaksın”


Tanrı'nın kutsal ilan ettiği ilk şey bir gündü; yaratılışın sonunda ŞABAT. Mısır Çıkışı Yahudi halkına verilen ilk mitsva, Yahudi takvimini belirleyip (Roş Hodeş) uygulayarak ZAMANI kutsallaştırma emriydi. Pesah, Şavuot ve Sukkot ise Yahudi zamanının şafağında önemli tarihi anları temsil eden günlerdir.



Yaklaşmakta olan Şavuot’u (zamanı) kutsallaştırmak üzere bu haftaki bölümü yüksek dereceli bir Tora çalışması şeklinde gerçekleştirebilmeyi (B.H.) arzu ediyorum. Umarım yazımı okumayı tamamladığınızda Tora’nın sayısız yüzlerinden biri ile karşılaşır ve TADINI deneyimleme ayrıcalığı ile kutsanırsız.



Kadim bilgelikte, Ratzo V’Shov (Koş ve Geri Dön) adlı bir döngü vardır. Kozmosun özü, sürekli olarak bir olma ve olmama durumu arasında gidip gelir.



Ratzo, Aşem’e bağlanma özlemi halidir. Ruhun maddi varoluşunu aşma, "ileri koşma" ve Kaynağına bağlanma konusundaki tutkulu arzusudur.



Shov, ruhun "geri dönme" ve bedendeki görevini yerine getirme konusundaki iradedir. Bunun Aşem'in nihai niyeti olduğunun farkındalığına dayalı olarak maddi gerçeklik bağlamında yaşama kararlılığıdır.



Bazılarımız zaman zaman yüksek farkındalıklı (Kavana) DUA eylemlerimizde, DERİN DÜŞÜNCE hallerimizde (Tefekkür) veya AŞKIN DUYGULARIMIZIN eşliğinde Manevi Dünyaları deneyimler ardından yaşadığımız gerçekliğe geri döneriz.



Yahudilikte, bu Manevi dünyaları ziyaret edip geri dönenlere MEKUBAL ve devamlı olarak Manevi alemlerde kalmaya çalışanlara da TSADİK denir.



TSADİK’in yaşadığımız gerçekliğe geri dönebilmesi için bir tercümana ihtiyacı vardır. Bu nedenle Aaron, Moşe’nin sözcüsüydü. Tsadik, gözü kapalı bir insana benzer bazen gözünü açabilir bazen de açamaz. Devamlı olarak Yüce Tanrı’nın sesi altında olduğu için (O’na benzediği için) özünde Adalet kuvvetlerini barındıramaz.



Oysa bir MEKUBAL her ne kadar sessiz kalmaya özen gösterse de herşeyi siyah ve beyaz keskinliğinde görür. Yani bir Kitabın kapağını açmadan içindekileri görebilme kudreti vardır. O dünyaları ziyaret eder ve gerçekliğimize geri döner. Yüce Tanrı gibi olamaz zira kanında Adalet Kudretini taşır.



Mısır’dan çıkanlar Ba-Mi-Daber’e yükseldiler. Yüce Tanrı ile konuşabilecekleri bir yer anlamına gelen Manevi (Mecazi)Dünyaya. Ancak sevgi ile çağrıldıkları ve “İlahi bir Çağrı” anlamına gelen Vayikra ile de Yaşadığımız Dünyaya da davet edildiler.



“Bene-Yisrael, ……Buluşma Çadırı’nın çevresinde (MİNEGED SAVİV) kamp kuracaktır. (Bamidbar 2:2)



KAMP ile BULUŞMA ÇADIRI arasındaki İLİŞKİ, İbranice iki kelimeyle tanımlanır: Mİ’NEGED - genellikle “ZIT” olarak tercüme edilir ve SAVİV, “KUŞATAN” – “ÇEVRELEYEN” anlamına gelir.



Daha yakından incelediğimizde, bu iki ifadenin Mişkan'a göre çarpıcı biçimde farklı, zıt yönlere işaret ettiğini fark ederiz. "Mi'neged" kelimesi; bir UZAKLAŞMAYA – bir İTMEYE işaret eder. Karşıtlığı, sürtüşmeyi, gerilimi gösterir. Uzaklaştırma kuvveti.



“Saviv” kelimesi ise; ÇEVRELEMEK – KUŞATMAK. Lise Fiziğimizi ve hareket yasalarını hâlâ hatırlıyorsak, dairesel harekette içe doğru olan bir manyetik çekim. Kişiyi dairenin merkezine çeken merkezcil bir kuvvet anlamına gelir.



Bunu Mişkan'a uygularsak, dairenin merkezinde "SAVİV"in bize bir hikaye anlattığını ve "MİNEGED"in bize farklı bir hikaye anlattığını söyleyebiliriz.



Yani açıklanamayan bir nedenden dolayı, Yahudi ulusunun kendi manevi bağlarından uzaklaşma arzusu (mineged) ve öte yandan (sovev) Am Yisrael'i içe, ruhsal yaşamın merkezine Tora'ya ve Tanrı'ya doğru Mişkan'a yönelik bir çekilme, yakınlık arzusuna işaret eder.


NEDEN BU İKİLİ İLİŞKİ?



Bu iki seçenek arasında nasıl karar vermeliyiz ...

Bir yandan, Tanrı'ya yaklaşmak için güçlü bir arzumuz var. Ondan etkilendiğimizi hissediyoruz ve bu bize ANLAM veriyor. Kendimizi Tanrı'nın kutsallığına ve O'nun bize verdiği yaşam tarzına sarılmak istiyoruz.


Ve bunun tam tersine, kaçma, “cennetin krallığının boyunduruğunu” kırma ihtiyacı hissettiğimiz zamanlar vardır. Yahudiliğin çok fazla, çok kısıtlayıcı göründüğü zamanlar vardır. Kendi alanımıza, özgürlüğümüze ihtiyacımız olur.



Bu diyalektik, dinimizin kökenine kadar gider. Shavuot'ta Sina Dağı'nda halk, Moşe yerine Tanrı'nın Kendileriyle konuşmasını talep etti. Tanrı'ya yakınlığı arzuladılar. Hatta dağı işgal etmelerini önlemek üzere bir çit yapılması bile emredildi. Yine de Tora, insanların İlahi varlığın yoğunluğuna nasıl korkuyla tepki vererek kaçtıklarını kaydeder. “Tanrı bizimle konuşmasın, yoksa ölürüz”.


Matan Tora'nın Bayramına (Şavuot) yaklaşırken umudumuz, coşkumuzun galip gelmesi ve Tora'yı gerçekten deneyimleyebilmemizdir. "Ve Tanrı’nız Aşem'in önünde sevineceksiniz"

Sevgilerimle - Shabat Shalom


Rabi. Yishak BİLMAN (z”l)&Moşe PASENSYA








Comments


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page