Yüzyılın Anlaşması ölü mü doğdu?


Trump’ın “Yüzyılın Anlaşması” dediği barış planının uluslararası arenada tepki yarattığı ve bu planın ölü doğduğu söylenebilir mi? (*)

‘Bir anlaşmadan söz edilebilmesi için masada iki tarafın olması gerektiği, Filistinlilerin yer almadığı tek taraflı bir metnin sadece bir dayatma, hatta Filistin topraklarını gasp etmeyi hedefleyen ve işgali meşrulaştırmaya yönelik bir plan’ olduğu görüşüne katılmıyorum.

Tarihte hiçbir zaman bir Filistin devleti olmamıştır. Bu nedenle ne Yeruşalayim’in, ne de Yehuda ve Shomron’un (Batı Şeria) Filistinlilerden işgal edildiği iddiası tarihi gerçeklerle bağdaşmaz.

İsrael bu toprakları 1967 savaşında kendisine saldıran Ürdün’den ele geçirdi. Ariel, Kiryat Arba, Ma’Ale Adumim gibi çok sayıda yerleşim bölgesinde 500 binden fazla Yahudi yaşamaktadır. Bu topraklarda 1,8 milyon Filistinlinin de yaşadığı göz önünde bulundurulduğunda plan, fiili durumu dikkate almaya çalışarak üzerinde çalışmayı ve de tartışılmayı gerektiren bir harita sunmakta, dört yıl sonra bir Filistin devletinin yaşama geçirilmesini öngörmektedir.

Yüzyılın Anlaşması ile ilgili olarak İsrael’de yüzde altmışa varan bir konsensüs var; Kahol Lavan ve Likud planı destekliyor. Başbakan Netanyahu iki devletli çözümü bu planla kabullenirken, asıl sıkıntı bir Filistin devletinin kurulmasına kesinlikle karşı çıkan, yelpazede Likud’un sağında yer alan bazı partilerde.

Her halükarda masada bir barış planının olması hiç olmamasından daha iyi… Nitekim İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, “Bu açıkçası vakit ve çaba isteyen ciddi bir plan. İsrael ve Filistinlilere bu planları samimi ve adil bir gözle değerlendirmeleri ve müzakerelere dönüş yolunda ilk adımı atmanın yolunu aramaları çağrısını yapıyoruz” yorumunu yaparken Rusya Federasyonu Sözcüsü Dmitriy Peskov da, ‘Yüzyılın Anlaşması’nın hacimli bir belge olduğunu, incelenmesinin vakit gerektirdiğini ifade etti.

Demek oluyor ki, ortada böyle bir çırpıda tu kaka denip göz ardı edilecek bir plan yok. (**)Yeter ki Arap ülkeleri dâhil uluslararası alanda giderek desteğini yitiren Filistinliler zamanın aleyhlerinde işlediğini anlayıp masaya otursunlar… ABD yönetiminin 50 milyarlık finansal destek dışında farklı özendirici tedbirler uygulayacağını da düşünüyorum.

Trump’ın planına alenen cephe alan sadece iki devlet var. Planı “çözüm odaklı” olarak nitelendirerek olumlu karşılayan Şalom yazarı Alber Nassi 5 Şubat tarihli “Bilinç sıçramasının eşiğinde” başlıklı köşesinde şöyle demektedir: “İsrail düşmanlığıyla halk desteğini toplayan İran molla rejimi, taraflar arasında bir anlaşma olmasını engellemek için elinden geleni sonuna kadar yapacaktır.”

İran dışında en sert tepki mecliste grubu bulunan AKP, CHP, MHP, İYİ Parti ve HDP tarafından; ABD’nin İsrael- Filistin meselesine ilişkin “sözde” barış planının ortak bir bildiriyle kınandığı ve ölü doğduğunun ilan edildiği Türkiye’den geldi. Böylesi bir ortamda ayrık düşüncelerin savunulmasının zorluğunu ve zemine ayak uydurulmasının gerekliliğini anlıyorum. (***)

İsrael’de ise birkaç terör eylemi dışında Hamas ve dış mihrakların kışkırtmalarına rağmen nispeten müreffeh/rahat bir hayat standardının var olduğu Batı Şeria’da ne 3. İntifada, ne de geniş bir ayaklanma başlatıldı. Mahmud Abbas başta kükrediyse de İsrael-Filistin güvenlik güçleri arasındaki işbirliği sürdürülmekte.

Özetle seçime sayılı günler kala İsrael’de;

  • Yüzyılın Anlaşmasının heyecanı kısa sürdü, oyların dağılımına fazla bir etkisi olmadı. Sağ ile merkez sol blokları arasındaki eşitlik sürüyor.

  • Yehuda ve Şomron’daki yerleşimlerin ve Ürdün Vadisinin ilhakının bu aşamada söz konusu olmayacağı anlaşıldı.

  • Plan ölü doğmadı…

(*) Aaron Baruch 1.Şubat.2020 tarihli blog yazısında barış mümkün olabilir mi sorusunu şöyle yanıtlıyor: “Bence mümkün değil. (…) Başka ülkelerden aldıkları yardım (!) paraları ile teröristlere açık açık maaş bağlayan bir devlet olabilr mi? Böyle bir devletle barış yapılabilir mi?

(**) Buna karşılık Karel Valansi t24’de yayımlanan “Yeni bir vizyon barışı getirebilir mi?” başlıklı yazısında; “Yüzyılın Anlaşması’nın İsrail ile Filistinliler arasındaki soruna bir çözüm bulmaktan çok ABD-İsrail ilişkilerini geliştirmek ile ilgili olduğunun gözüktüğünü” belirtmektedir.

(***) Türkiye’de Roni Margulies de tweet mesajında barış planına karşı çıkmakta ve şu ifadeyi kullanmaktadır: “Ortadoğu’da kurtuluş ayaklanan kitlelerden geçer, Trump’la Netanyahu’nun yapacağı planlardan değil”.

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
İLETİŞİM/ליצירת קשר
ADRES/כתובת 
İletişim ve faaliyetler hakkında bilgi almak için

לקבלת מידע אודות פעילויות ההתאחדות

לרישום / אימייל

 

Tel: +972 36582936
Fax: +972 36573894

+972 36582936:טל

   +972 36573894:פקס

turkisrael@gmail.com

Mohrey Sigariyot 7 Bat Yam - Israel

רחוב מוכרי הסיגריות 7 בתים, ישראל

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • Google Places Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon