Robotlaştıramadıklarımızdan mısınız?


Beyin programlanabilir. Gereken tek şey bir şifredir.

‘’Boundless Mind / Sınırsız zihin’’ isimli Kaliforniyalı hightech şirketinin sloganı yukarıdaki iki cümle.

Brown ve Combs 2015 yılında kurulan bu şirketin iki kurucu ortağı. İkisi de nörolog.

Şirketin gelirlerini sağlıyan etkinlik alanını ise insan davranışlarını analiz etmek, öngörmek ve değiştirmek şeklinde özetliyebiliriz.

Ancak şirket kurucularından Brown’ın deyimine göre “Sınırsız Zihin” in insancıl amacı ticari faaliyetlerinin önüne geçiyor. O amaç da insanları yeni teknolojik gelişmelerle birlikte gelen alışkanlık ve bağımlılıklardan kurtarmak.

Cep telefonunuza günde ortalama kaç kere baktığınızı biliyor musunuz?

Ben söyliyeyim. 47 kere. Yani uyumadığınız saatlerde ortalama 19 dakikada bir cebinize, (cüzdanınıza değil, telefonunuza!) bakıyorsunuz.

Güneşli bir sabaha uyandınız. Kalkmanızla cep telefonunuza bakmanız arasında ne kadar zaman geçti? Yüzde seksendokuzumuz için bir saatten daha az. (Yüzde onbirlik azınlığa kaldınız diye üzülmeyin sakın!)

Yapılan tahminlere göre çoğumuz günün 5, yazıyla BEŞ, saatini cep telefonuyla geçiriyor. Ve çoğumuzun düşüncesine göre bu bağımlılık ne gelişen çocuklarımızın körpe beyinleri için, ne bizim ruh sağlığımız için, ne de genelde toplumun geleceği için olumlu bir davranış.

Peki, öyleyse sorun nerden kaynaklanıyor? Silikon Vadisindeki hightech şirketlerinin iş modellerinden. Bu iş modeline göre karların maksimize edilmesi için bizlerin ekranlara kitlenme zamanımızın da maksimize edilmesi gerekiyor. Ekrana ne kadar yapışırsak, (bunun sanayideki tabiriyle gözbebeği zamanı), şirketler de dikkatimizi ticari şirketlere o derece yüksek bir fiyata pazarlıyor olabilecekler. Siz ve ben Facebook veya Google’ın müşterisi değil, onların sattıkları bir ürünüz.

Bu iki şirketin eski çalışanlarından bazılarının iddiasına göre sektörde çalışan firmalar bilinçli olarak bağımlılık yaratacak ürünler geliştiriyorlar. Coca Cola veya sigara örnekleri gibi.

“İkna edici teknoloji” bu sistemlerin adı. Amaç apaçık; şirketler bize kullandırdıkları uygulamaları tasarlarken, bizim, kendi platformlarında mümkün olan en uzun zaman kalmamız için gerekeni yapıyorlar.

Örneğin facebook sizi platformuna daha uzun süre bağlamak amacıyla sayfanızda hangi video kliplerin, haberlerin ve arkadaş yorumlarının yer alması gerektiğine kendi karar veriyor. Çocuğunuz cep telefonuyla bu kadar uzun süre vakit geçiriyorsa bu durum beyninin bu amaçla manipüle edilmesi sonucunda gerçekleşiyor.

Bu duruma dur demek isteyenler var.

Bu sene Apple hissedarlarından bazıları daha az bağımlılık yaratacak i Phone modellerinin tasarlanmasını istediler şirketlerinden. Tech detox önerileri artık revaçta. ‘’Light’’ isimli bir şirket sadece telefonla görüşme sağlıyan ‘’aptal telefonlar’’ üretimine başladı.

İşte bizim “Sınırsız Zihin” ekibi de bu bağımlılığa set çekmek istiyen kurumlar arasında. Bu bağımlılıktan kurtulmak istiyenlerimize “Zihin Kontrolü” aletleri/uygulamaları sunmak istiyorlar. Madem ki, diyorlar beyninizi iyi bir sosyal medya kullanıcısı olarak programlıyabiliyoruz, bunun tersini de niye yapamıyalım? Beyninizi SİZİN olmak istediğiniz kişiliğe uygun programlamayalım?

Biz insan davranışlarının nedenlerini doğru bir şekilde anlayabiliyor ve bu yüzden geliştirmiş olduğumuz modellerle gerekirse onları değiştirebiliyoruz diyorlar.

Beynin çalışma şeklini çok basite indirsek:

Beyin bir dış sinyal alıyor, bu sinyal bir mükâfat beklentisi yaratıyor ve beyin ona göre tepki veriyor. Döngü kapanıyor. Bizi “kullanmak” istiyen uygulamalar bunu iyi bildiklerinden bizi ya bir sosyal medyada beğenilmek, (like almak) veya oyunda/süreçte bir ilerleme kaydetmek gibi armağanlarla mükâfatlandırarak, o uygulamaya bağımlılığımızı sağlıyorlar.

Bugün bu sektördeki şirketler kullanıcılarının profilini gayet iyi bilme durumundalar. Dolayısıyla her kullanıcıya özel mükâfat ve geri bildirim sunabilme olanakları var. Yapay zekanın sunduğu olanaklarla, kullanıcının verileri birleştirildiğinde, onun ilerdeki davranışlarını yönlendirebilme olasılığı şirketlerin elinde. Ve bu etaba vardıktan sonra nihai etap olan “karı maksimize etme etabına” mesafe oldukça kısa.

Brown ve Combs ikna edici teknolojiyi çok iyi biliyorlar. Bu sistemi yapay zeka ve nöroloji bilgileriyle bağdaştırarak eğitim, sosyal refah, sağlık hizmetleri yani toplum iyiliğine odaklanmış NGO/ Sosyal Toplum Örgütlerine sunuyorlar. Örneğin şirket müşterilerinden Applied VR, hastanelerde kronik ve şiddetli ağrılı hastalar için özel olarak tasarlanmış bir sanal gerçeklik uygulamasını devreye soktu ve olumlu sonuçlar aldı. Bu örnekte gerekli ürün/uygulama üretilir veya tasarlanırken şirketin temel prensipleri devreye girdi. Yani hastanın ağrılı durumunun analizi, durumu değiştirebilecek nörolojik/ikna edici opsyonlar ve hastanın olası davranışının tesbiti.

Şirket yöneticilerinin iddiasına göre yeni bir müşteri kabulünde kararlarını etkiliyen şu soru oluyor.

Müşterimize sunacağımız uygulamanın ona yarar sağlamasının yanısıra,

nihai tüketiciye de faydası var mı? Eğer yoksa projeyi kabul etmiyorlar.

Başta da belirttiğim gibi bu tutum şirketin kar amacına değil de toplum yararına öncelik vermesinin bir sonucu. (Geçenlerde bir at yarışları sitesinin sipariş isteğini geri çevirmişler, örneğin).

Kısacası ‘’Sınırsız Zihin’’ bir yandan insanların robotlaştırılmasına, sanal bağımlılıklarına bir set çekmek için çalışmaya devam ederken, öte yandan da “beynimizi kontrol etme gücüne sahibiz” diyerek geleceğe olumlu bakmaya devam ediyorlar.

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
İLETİŞİM/ליצירת קשר
ADRES/כתובת 
İletişim ve faaliyetler hakkında bilgi almak için

לקבלת מידע אודות פעילויות ההתאחדות

לרישום / אימייל

 

Tel: +972 36582936
Fax: +972 36573894

+972 36582936:טל

   +972 36573894:פקס

turkisrael@gmail.com

Mohrey Sigariyot 7 Bat Yam - Israel

רחוב מוכרי הסיגריות 7 בתים, ישראל

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • Google Places Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon