1956’da başlayan bir macera

May 21, 2019

 

24 Mayıs 1956’da İsviçre'nin Lugano kentinde nur topu gibi bir “Eurovision” dünyaya geldi ve o gün bugündür, Mayıs aylarının vazgeçilmezi ve tüm müzikseverlerin gözdesi haline geldi. Eurovision’un en önemli özelliği, her yıl Avrupa ülkeleri arasında düzenlenen dünyanın en ünlü ve uzun soluklu şarkı yarışması olması. Bunca yıldır sürmesi gerçekten büyük başarı.

 

80’li yıllarda en büyük eğlencemiz haline gelmişti Eurovision. Maaile, adeta yılbaşı akşamının heyecanıyla tek kanallı televizyonlarımızın başına geçer, heyecanla sonucunu beklerdik. 20 farklı dilde söylenen şarkıları VHS (bazen de Beta) kasetlere kaydeder ve sözlerini anlamasak da ezberleyinceye kadar dinlemeye devam ederdik. O yıllarda merak ettiğim şey, İsrael’in bu yarışmaya katılmaya nasıl hak kazanmış olduğuydu – neticede Avrupa’da değil ki! Ancak İsrael Eurovision’a katılmakla kalmadı, bu yarışmayı 1978, 1979, 1998 ve 2018’te olmak üzere tam 4 kez kazandı. Sonra zaman için değil İsrael, Avustralya bile Eurovision şarkı yarışmasının bir parçası oluverdi.

 

 

Geçtiğimiz Cumartesi akşamı muhteşem bir şölen izleme fırsatımız oldu. İsrael kusursuz bir sunum ve görsel bir ziyafetle taçlandırılmış harika bir organizasyona imza attı. Değme Oscar törenlerine taş çıkartır nitelikte bir yayındı, hayran kalmamak elde değildi. Hatta bağlandıkları ülkelerden birinin (hangisi olduğunu hatırlayamıyorum) sunucusu tam da aklımdan geçeni söyledi: “Her sene bundan daha iyisi yapılamazdı, diye düşünüyoruz, sonra bir bakıyoruz ertesi sene çıta daha da yükseğe çıkarılmış!”

 

Tam da, kendi kendime bundan iyisi can sağlığı dediğim anda, öyle gereksiz bir olay yaşandı ki, sunucu dâhil herkesin yüzü asıldı. İzlanda adına Eurovision’a katılan ekip, durduk yerde Filistin bayrağı açıp ilgi çekmeye çalıştı. Ne kadar saçma, ne kadar uygunsuz bir hareketti o! Ne gerek vardı herkesin keyfini kaçırmaya, ne gerek vardı bu dostluk gecesini lekelemeye? Puan toplayacağını mı sanmıştı acaba?

 

Olayın ardından basında (ve özellikle de ekşi sözlükte) çıkan yazıları okudum ve aşağı yukarı herkesin benimle aynı düşüncede olduğunu görmek beni sevindirdi. İçlerinden bir tanesi özellikle çok hoşuma gitti ve sizlerle de paylaşmak istedim: “Metalci ve eşcinsel bir topluluğun en son barınabileceği yer İslam coğrafyasıdır. Dolayısıyla böylesi bir şov uğruna, bağımsız ve egemen bir devletin topraklarında “düşman” bayrağı açmak ancak o devletin “medeniyet”i sayesindedir. Bu şovda medeni olan İzlanda değil, İsrael’dir. Filistin’de yapılan benzer bir organizasyonda İsrail bayrağı açmaya çalışsın bakalım. Görsün bakalım olacakları…”

 

Demem o ki, Eurovision Şarkı Yarışmasının yapılmasında ana amaç, ülke televizyonları arasında ortak canlı yayın yapabilme kabiliyetini gerçekleştirmek ve dostluğu, birlikteliği arttırmaktır. Madonna’nın da o gece dediği gibi: “Müziğin insanları bir araya getirme gücünü asla küçümsememek gerekir.” Ve işte tam da bu yüzden, müzik bir dostluk aracı olmalı, propaganda değil.

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
İLETİŞİM

Tel: +972 36582936
Fax: +972 36573894

turkisrael@gmail.com

ADRES

Mohrey Sigariyot 7 Bat Yam - Israel

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • Google Places Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon
İletişim ve faaliyetler hakkında bilgi almak için