top of page

Golan İsrael’in ayrılmaz parçasıdır


Geçtiğimiz günlerde Donald Trump, Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini ABD'nin resmen tanıdığını ilan eden başkanlık kararına imza attı. Aynı gün Gazze’den Tel Aviv’in yakınına bir füze atılması sonucunda Netanyahu ABD ziyaretini kısa keserek ülkesine döndü. Beyaz Saray’daki imza töreni füzelerin gölgesinde kaldı. 

Karara en sert tepki Türkiye’den geldi, Cumhurbaşkanı Erdoğan “haydut devlet” ilan ettiği Suriye’nin arkasında yer aldı. Trump’a; “Tarih bilincini yenile!..” dedi ve  “Sonuna kadar Golan Tepeleri'nin de takipçisi olacağız. Sen kimin arazisini İsrael’e peşkeş çekiyorsun? " uyarısında bulundu. CHP İstanbul Belediye Başkanı (henüz seçildiği kesinleşmedi) Ekrem İmamoğlu da Golan Tepeleri kararına ilişkin olarak; “Buradan İsrail’i kınıyorum. O topraklar Müslüman toprağıdır. Herkes konuştuklarına dikkat edecek” dedi.

“Yahudi köpeği Trump… Allah’a yemin olsun Golan Tepeleri pis ve alçak Yahudilere mezar olacaktır. Bir lağım çukuru da senin için hazırlanmış” türünden sayısız antisemit içerikli tweet sosyal medyada yer aldı.

“Golan meselesinde sizden farklı düşünüyorum” başlıklı OdaTV’de bir yazı kaleme alan Rafael Sadi’yi Akit Gazetesi, “Haydut devleti savunan Mossad ajanı” olarak nitelendirdi. (30.03.2019)

Şalom Gazetesi dış haber yorumcusu Karel Valensi,  27.Mart.2019 tarihli yazısının başlığında; “Neden şimdi?” sorusunu yöneltirken; “Trump’ın aldığı kararlarla kuralları çiğnemeye ve oyunu yeniden kurgulamaya kararlı” olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca ABD Başkanının “bir iş adamı gibi kar-zarar hesabı ile ülkeyi yönettiğini düşününce, bugün İsrail’e kaşıkla verdiklerini gün gelir kepçeyle de geri alabilir” öngörüsünde bulunmaktadır.

Golan, Tanah’ta da belirtildiği üzere yüzyıllardır Eretz İsrael’in bir parçasıdır. Balfour Deklarasyonu ile Yahudi Devleti’ne ait olması öngörülen bu toprak parçası, 1. Dünya Savaşı sırasında İngilizlerin Arapları Osmanlı saflarına karşı kazanmak amacıyla Skykes-Picot Anlaşması uyarınca Suriye’ye bırakılmıştır.

Golan Tepeleri Suriye’nin 1946 yılında bağımsızlığını kazanmasından sonra, sadece 21 yıl Suriye egemenliğinde kalmış, buna karşılık 6 Gün Savaşı’ndan bu yana 52 yıldır İsrael hâkimiyeti altında bulunmaktadır.

Arşivimden bazı bölümler;

-5 Ekim 1994’de, tam 25 yıl önce, Şalom’da şöyle yazmıştım: “İsrail’in Golan Tepelerini ilhak etmesi bir günde gerçekleşmişti. Geri verilmesi ise kolay olmayacaktı.(…) ABD’nin ilhak kararına ilişkin tepkisine sinirlenen Menahem Begin, Amerikan Büyükelçisi Samuel Lewis’i çağırarak kendisine İsrail’in bir muz cumhuriyeti olmadığını söyler.”

-20 Aralık 1995 tarihli Şalom’daki yazımda; “İsrail Başbakanı Shimon Peres, Golan Tepelerinden çekilmeye hayır diyenleri ikna etmeye çalışmanın demokrasinin gereği olduğunu belirtirken bu konuda Yitshak Rabin’in verdiği sözü tutmaya hazır olduğunu söyledi. (…) Ancak esas aşılması gereken görüş ayrılığı İsrail’in çekilmeyi kabul edeceği sınırlar üzerinde odaklanıyordu. Aradaki fark su kaynaklarının ulaşım yollarının denetimini içermesi açısından son derece önemli stratejik değere sahip sadece 61 km’den ibaretti.” Bu alan tüm Golan’ın çok küçük bir bölümünü teşkil ediyordu ve Suriye kabul etseydi bugün Golan Tepeleri iade edilmiş olacaktı.

Misyonu tamamlamak (??) Ehud Olmert’e de nasip olmadı. 2008 yılında Olmert, Suriye barışını gerçekleştirmek adına Golan Tepelerini geri vermeye hazırdı. Türkiye, İsrael ile Suriye arasında arabuluculuk işlevi görmekteydi. Ancak Olmert’in Türkiye ziyaretinden bir gün sonra Lübnan'a karşı girişilecek hareket hakkında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı bilgilendirmediği iddiası, iki ülke arasındaki ilişkilerde ilk çatlağı oluşturdu. Dönemin Başbakanı Ehud Olmert ise yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı.

Gelelim günümüze… Ben ABD’nin Golan Tepeleri ile ilgili tanıma kararının iç politikaya ve seçime yönelik bir adım olduğunu sanmıyorum. İsrael’de kamuoyu araştırmalarını izleyenler Trump’un bu kararının Likud’un oylarında herhangi bir artış sağlamadığını bilir. Bu tür kararların çok daha fazla stratejik derinlikleri vardır. Golan Tepelerinin İsrael’in bir parçası olarak tanınmasının Karel Valensi’nin yazısında ileri sürdüğünün aksine Türkiye- İsrael ilişkilerinin seyri ile de yakından uzaktan ilintili olmaması gerekir. Tabi, zamanlama ile ilgili sorular her zaman sorulabilir.

İsrael’in Golan Tepeleri ile tarihi bağlantısını ve Eretz İsrael’in bir parçası olduğunu bir an bir için göz ardı edersek dahi günümüzün Suriye’si, İsrael’in Mısır ve Ürdün’den sonra barış içinde olmayı amaçlayacağı Hafız Esad’ın Suriye’si olmaktan uzaktır. Günümüzde Suriye parçalanmış ve istikrarsız bir ülkedir.

İran ve Rus askeri kuvvetlerinin denetimi altında olan Suriye’de öncelik, bu güçlerin ülkeden çekilmeleridir. Öncelik hiçbir şekilde 52 yıldır İsrael’e ait olan Golan Tepelerinin iadesi değildir. Lübnan’dan sonra Suriye’nin de İsrael’i haritadan silmek isteyen İran’ın askeri üssü haline dönüşmesi kabul edilemez.  

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page