Bahar Temizliği

March 13, 2019

 

Her sene Mart ayı geldiğinde, “şükür kış bitmek üzere!” diye geçiririm içimden. Gerçi Mart’ın sonuna kadar, İstanbul’da görüp göreceğimiz güneşli ve ılık gün sayısı bir elin parmaklarını geçmez, ama havada bir bahar kokusu vardır. Tek tük kalan ağaçların dallarında bahar çiçekleri belirmeye, çayır çimenlerdeki piknik sayısı artmaya, Instagram’daki fotoğraflar yeşermeye, hafta sonları sahil şeritleri ile adalar dolup taşmaya başlar. 

 

Mart ayında çimenlere yayılıp ciğerlerimi oksijenle doldurmanın dışında yaptığım bir şey daha var: Bahar Temizliği. Bir başka deyişle dolaplarımı ardına dek açar (hem de hepsini birden) ve işime yaramayan, kullanmadığım, eskimiş saydığım, iki yıldan fazladır elimi sürmediğim ne varsa bir kenara ayırırım. Kendi kendime geliştirdiğim bir sistemim var, herkese tavsiye ederim.

 

Eski telefonların kablolarını, pillerini, şarjlarını vs. ofisteki elektronik geri dönüşüm kutusuna atarım.  Yıpranmış havluları temizlik bezine dönüştürürüm. Son kullanma tarihi geçmiş güneş kremlerini, ilaçları ve güzellik ürünlerini doğruca atarım. Birkaç kez okumuş olduğum kitapları bir kutuya yerleştirir ve okullara bağışlarım. Eski dergileri, gazeteleri, faturaları, makbuzları, tarihi geçmiş garanti belgelerini ve artık dinlemediğim CD’leri geri dönüşüm kutusuna koyarım. Kenarı çatlamış salata kâseleri, sapı kırılmış kupaları cam geri dönüşüme veririm.

 

Ama esas dört gözle beklediğim giysi dolabımdır. Çünkü tekstil ürünlerinin yapımı doğaya öyle çok zarar veriyor ki, MUTLAKA birden fazla sahipleri olması gerektiğine inanıyorum. Burada iki kilit sözcük var: “Satmak” ve “Bağışlamak”. Bildiğiniz gibi son dönemde fiyatları giderek artan hazır giyim ürünleri 2. el pazarını da beraberinde getirdi ve internette, onları satabileceğiniz yüzlerce site türedi. Ben şahsen iyi durumda olan bütün eşyalarımı satıyorum. Hem para kazanıyorum, hem geri dönüşüme katkıda bulunuyorum, hem de bir başkasını sevindirmiş oluyorum. Bir taşla üç kuş. Satılacak durumda olmayan giysilerimi ise ihtiyaçlılara bağışlıyorum; bu konuda da dernekler ve belediyelerle temasa geçmek en doğrusu. Sizin yüzüne bile bakmadığınız giysileri giydiklerinde yüzünde güller açacak o kadar çok insan var ki!

 

Bilimsel verilerle tezimi desteklemem gerekirse: Dünyada kullanılan suyun %70’i tarımsal üretime ayrılmış durumda. Gıdalarımız için vazgeçilmez olan su, tişörtlerin hammaddesi pamuk için de aynı önemi taşıyor ve maalesef pamuk oldukça fazla su isteyen bir bitki. Öyle ki, bir adet tişörtün üretimi için bir kişinin 900 günlük su ihtiyacı olan 2.700 litre su harcanıyor. Özellikle organik pamuktan üretilmeyen ürünler için pestisit ve gübre kullanımı oldukça yüksek. 450 gram pamuk üretimi esnasında 150 gram kimyasal gübre kullanılıyor. Bir yılda tüm dünyada kullanılan pestisitlerin %10’u, böcek ilaçlarının ise %25’i pamuk tarlalarında kullanılıyor. Bu bir tişört için 90 gram gübre, 4 gram tarım ilacı demek.

 

Demem o ki, moda uğruna sürekli satın aldığımız durduğumuz giysileri başkalarıyla paylaşalım. Bir daha giymeyeceğiniz ya da uzun zamandan beri kullanmadığınız giysilerinizle bir başkasının ihtiyaçlarını karşılamanız mümkün. Dolabınızı sadece satın alarak değil, paylaşarak da yenilemeniz kendinize ve çevreye yapabileceğiniz en basit iyiliklerden biri.

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
İLETİŞİM/ליצירת קשר
ADRES/כתובת 
İletişim ve faaliyetler hakkında bilgi almak için

לקבלת מידע אודות פעילויות ההתאחדות

לרישום / אימייל

 

Tel: +972 36582936
Fax: +972 36573894

+972 36582936:טל

   +972 36573894:פקס

turkisrael@gmail.com

Mohrey Sigariyot 7 Bat Yam - Israel

רחוב מוכרי הסיגריות 7 בתים, ישראל

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • Google Places Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon