Küçük ama “büyük” bir orkestra ile yaşlı ama tutkulu dinleyiciler!

October 16, 2018

 İsrail’de batı sanat (veya “klasik”) müziğe verilen öneme hep hayrandım – ancak bundan on yıl kadar önce tesadüfen elime geçmiş olan “Raanana Symphoniette”in bir CD’sinde bu isme ilk kez rastlamadan, burada 100.000 kişinin altında nüfusu olan kentlerin de birer “küçük” senfoni orkestrası olduğunu bilmiyordum!

 

 

İşte geçenlerde bu orkestranın sezon açılış konserine gittiğimizde, çeşitli karşılaştırmalar yaptık eşimle birlikte... Her şeyden önce, (60-70 sanatçı ile sahnelerde yerini alan Tel Aviv Filarmoni Orkestrasına karşın) özel bir Mozart konseri hazırlamış olan 30-35 müzisyenin hemen tümü, 65 yaşlarının üstündeydi. Bu bağlamda Amerika’dan konuk edilen İsrailli asıllı şef Nimrod David Pfeffer ile piyanist Elisha Abas, orkestra üyelerinin torunları gibiydi!

 

 

Yaşları bir yana, şef/solist ve tüm müzisyenler arasındaki mükemmel “sym”, kusursuz bir “phonia” yaratıp, daha ilk konserlerinde parmak ısırtacak bir “harmonia”yı (uyumu) ortaya çıkaracaktı. İlk seslendirdikleri “Figaro’nun Düğünü” Uvertürü kısa bir bocalama ile başlamışsa da, Mozart’ın 27. Piyano Konçertosu, deneyimli Abas’ın parmaklarından da, orkestranın piyanoyu sıcacık biçimde kucaklamasıyla da tek kelime ile mükemmeldi. Mozart’ın olgunluk yıllarında artık genç Beethoven’vari bir zenginlik göstermeye başlamış olan bu son piyano eserini M.Perahia, V.Ashkenazy ve M.Ushida gibi virtüözlerden hayranlıkla dinlemişiz – ancak Abas’ın yorumu da neredeyse aynı ustalıktaydı! Bu son derece doyurucu akşam, bestecinin (gene son!) 41. “Jüpiter” Senfonisi ile, nefesli sazların az olmasına karşın, görkemli biçimde noktalandı.

 

 

İstanbul’da onyıllardır müdavimi olduğumuz klasik batı müziği dinletilerini, “gidilebilme” açısından üç ana gruba ayırırdım: Bunların ilki, çoğu müzikseverin ulaşabileceği “ekonomik” konser ve resitallerdir ki, bunlar (eskiden, ah eskiden!) en başta Akbank Oda Orkestrası’nın dinletileri olmak üzere daha çok Cemal Reşit Rey ve yıllardır kendi salonu bulunmayan İDSO’nın “geçici” mekânı olan Beşiktaş Fulya salonlarında yer alır.

 

Buralarda konservatuar öğrencileri ile emeklilere de rastlayabiliriz, gerçek müzik meraklılarına da... Diğer grup, birazcık da bahçede veya fuayede beyaz şaraplarını yudumlamayı yeğleyip “görünmek” isteyenlerin rağbet ettiği İstanbul Müzik Festival dinletileri ile bilet fiyatlarının o kadar yüksek olmayıp, gene de herkesin sık sık gidemeyeceği Borusan Filarmoni’nin konserleridir.

 

Bunların “bir üst” kademesi ise, dünya çapındaki sanatçıların resitallerinde oluşuyor – onlar da örneğin Zorlu ve İş-Sanat salonlarında konuk edilen P.Zukerman veya Yo-Yo Ma gibileri için ödenen “astronomik” fiyatlı dinletilerdir. İlginçtir ki, ilk grubun müdavimlerinden bazı tanıdıklarım, daha çok diğer konserlerde görünenler için “hava atıyorlar” derken, bu tür etkinliklere bir davet(iye) aldıklarında ise, o “hava”ya koşa koşa katılırlar...

 

 

Raanana’daki izleyiciler ise çoğunlukla orkestra üyelerinden de yaşlıydı – sanırım (pek genç de sayılmayan!) bizler, salondaki “junior”ların arasındaydık. “Ama zaten nasıl olsun ki,” diyordu eşim: “2-3 çocuğunu yatağa koyduktan sonra günün yorgunluğu ile zar-zor baş eden gençler bu saatte nasıl konsere gidebilirler...” Koltuk değnekli, yürüteçli, kulaklarında işitme aygıtlı birçok teyze ve amca soluklarını tutmuş, çalınan yapıtları içlerine emiyordular sanki... Dikkatimizi çekti, bölüm aralarındaki yersiz alkışlamalar yok gibiydi – sadece bir kez buna kalkışan bir kişiyi de hırçın bir “şşşttt” hemen susturuverdi! Bundan öte, bölüm aralarında nedense aniden bastıran boğaz temizleme fasılları ile “beraber ve solo” öksürme-tıksırmalara da rastlamadık, yaş ortalamasının bir hayli yüksek olmasına karşın...

 

 

Netice, sahnesi her koltuktan görülebilen 320-330 kişilik bu güzel akustikli salonda ne “görünmek isteyenlere”, ne “hava atanlara”, ne de “sonradan gör(me)miş”lere rastladık – sadece gerçek ve içten müzikseverlere... Konser çıkışında ise “Ziverbey’den” veya “sahilden” gideceklerini haykıran dolmuş şoförlerinin kakofonileri de karşılamadı bizi!

 

 

Raanna Symphonette’in 2018/2019 sezonu programı çerçevesinde toplam 30 ayrı akşamda 15 değişik konserin bir bölümüne yer kalmamış bile – dolayısıyla meraklısı varsa, www.symphonette.co.il veya 09-7457773’den harekete geçsin derim!...

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
İLETİŞİM

Tel: +972 36582936
Fax: +972 36573894

turkisrael@gmail.com

ADRES

Mohrey Sigariyot 7 Bat Yam - Israel

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • Google Places Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon
İletişim ve faaliyetler hakkında bilgi almak için