Beit Milman’ın yıkılma haberinin düşündürdükleri…


Beit Milman’ı pek çok ole hadaş tanır. Özellikle 1980 yıllarında Türkiye’den aliya yapanların bir bölümü “Maon Olim” olarak kullanılan bu binada kaldı. Son yıllarda binanın bir bölümü ole hadaş öğrencilere aliyalarının ilk dönemlerinde konut yeri olarak hizmet etmekte. Ayrıca binada Beit Habad’ın da yeri bulunmaktadır.

Ramat Aviv (Bet) bölümünde, Tagor caddesinde, Satranç Evi’nin yanında yer alan ve Sohnut HaYehudit’e ait olan Beit Milman binasının yıkılarak yerine 1500 metre kare alanda 17 katlık bir gök delenin ve alışveriş merkezinin inşası için Tel Aviv belediyesinden izin çıktı. Ayrıca plan 7 katlık bir yer altı garajının da inşasını içeriyor.

Beit Milman’a yakın olan Levitan, Pasternak ve Tagor’da oturan çevre sakinleri kendi aralarında birleşerek 100’er şekel topladılar ve plana karşı mahkemeye başvurdular. Ancak söz konusu başvuru ret edildi ve kararın iptali için Yüksek Mahkeme nezdinde itirazda bulunulması öngörülüyor.

İddiaya göre belli yüksekliği aşan apartmanların bulunmadığı ve sakin bir bölge olan Ramat Aviv (Bet)’deki söz konusu yapılaşma sonucu bölge, bu özelliğini kaybedecek ve yoğunlaşacak trafik nedeni ile yaşanmaz hale gelecektir.

Buraya kadar okuduysanız belki, Beit Milman’da kalmış eski oleleri, belki de bölgede oturanları ilgilendirecek haber niteliğinde bir yazı diyeceksiniz… 1980 yılında Bat Yam, Yosef Tal’da kaldığım Maon Olim’i hatırladım. Bir yıla yakın bir süre iki çocuk ve eşimle birlikte on beş metre kare, iki küçücük odada yaşamıştık ve mutluyduk. Oysa başlangıçta Beit Milman’da kalmayı istemiştik, ama olmamıştı. Neyse nostalji işte… Bat Yam’ı da çok sevdik, orada oturmasam da hala seviyorum. Bat Yam’daki Maon Olim de artık olelerin konaklaması için kullanılmıyor… Beit Milman da sonunda yıkılıyor.

Geçen haftaki, “Güçlü bir Aliya yönünde adımlar” başlıklı yazımda, araştırmacı/gazeteci Guy Bechor’un aliyanın güçlenmesi için dile getirdiği şu sözlerini aktarmıştım: “Bürokratik engelleri kaldırmak lazım… Pasaportlarda kolaylık sağlandı, bu kolaylıklar artırılmalı. (…) boş bir otel “Maon” (Konaklama yeri) olarak kullanılabilir.”

Oysa uygulamada görüyoruz ki oleler için yeni konaklama imkanları sağlanacağına mevcutlar ortadan kaldırılıyor. Ne yapmak lazım? Misrad HaKlita, Sohnut, Belediyeler, hatta Knesset üyeleri, yetkili her makamda etkili olmak, ikna etmek lazım. Sadece konaklama konusunda değil olelerin koşullarını iyileştirecek, aliyayı güçlendirecek her konuda bu tür girişimlerde bulunmak gerekiyor. Bunun için de güçlü olmak lazım… Farklı ülkelerden gelen ole hadaşların organizasyonlarının (itahdutların) bir araya geldiği bir birlik var. Orada da etkin olmak lazım… İYT yönetimi bu yolda önemli adımlar atmış durumda.

Ütopya diyeceksiniz, yok değil… Örneğin ehliyetlerde ve pasaportlarda bürokratik engeller iki yıl önce kurulmuş ve Fransızların etkin olduğu “KeepOlim” tarafından sağlandı. “KeepOlim” Ole Hadaşların uyumlarını kolaylaştıracak kanun tasarılarının Knesset’te kabul edilmesini amaçlayan bir organizasyon. Pasaportlarla ilgili kanun teklifi de Yisrael Beytenu partisi mensubu iki milletvekili tarafından Knesset’e sunuldu ve kabul edildi.

27 Eylül 2017 tarihli yazımda, Sosyolog Prof.Walter F.Weiker’in 1986 tarihli, “The un-seen (Görülmeyen)” adlı kitabında Türkiye’den gelen Yahudilerin ‘görülmeme’ özelliğine değinmiştim. Aradan otuz yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen İsrail’de, kişisel mesleki başarılarının dışında halen siyasi alanda tek sivrilmiş Türkiyeli bir Yahudi’ye rastlanılmaması ‘görülmeme’ özelliğinin devam ettiğini ortaya koymaktadır.

‘Siyasi alanda sivrilmiş’ Türkiyeli bir Yahudi’den vazgeçtim, “biz siyasetle uğraşmayız” türünden klişe düşünceleri bir yana bırakıp, en azından sesimizi daha güçlü duyurabilmeli, siyasi olsun olmasın amaçlarımız doğrultusunda geniş bir ilişki ağını oluşturabilmeliyiz. Siyaset yapmamalı, ama parti farkı gözetmeksizin siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları veya adayları ile görüşmeli, fikir paylaşımında bulunmalıyız. Ve niye olmasın? Belki de Türkiye kökenli bir adayı da destekleyebilmeliyiz…

İsrael’de Türkiyeliler Birliğinin enerjik başkanı güçlü ekibi ile çıtayı her geçen gün daha yukarı taşırken, bunu da el birliği ile başarabileceğine inanıyorum.

Shana Tova ve Hatima Tova