Özgürlüğe yolculuk, PESAH 30 Mart Gecesi Başlıyor


PESAH

Tora’da belirtilen ayların başı Nisan ayında gerçekleşen Pesah’ta, Tanrı’nın İsrailoğulları’nı Kendi özgür Halkı yapmak ve Tora’yı vermek üzere Mısır’daki esaretten kurtarması kutlanır. Bu yıl 30 Mart Cuma akşamı başlayan ve sekiz gün süren Pesah bayramı, Yahudilerin büyük çoğunluğunun, kurallarına en çok riayet ettiği ve özenle kutladığı bir bayramdır.

Pesah’ın ilk-diasporada iki- gecesi tüm ailenin bir arada toplanıp gerçekleştirdiği Seder, Yahudilikteki düzen ve doğaçlamanın nasıl iç içe yaşandığının çok güzel bir örneğidir. Dünyanın farklı ülkelerindeki bütün Yahudiler, aynı gece, aynı hikâyeyi, aynı kelimelerle anlatsa da, her aile bu hikayeye kendine has bir aroma, özel bir tat ekler. Kurallar aynı, fakat olayları yorumlamalar, açıklamalar ve bugünkü hayata dair yapılan çıkarımlar, anlamlandırmalar farklıdır. İşte bu şekilde bin yıllardır anlatılan aynı hikâye her daim genç, yeni ve ilginç kalmaktadır.

Pesah ve Mısır’dan Çıkış, sadece binlerce yıl öncesinde yaşanmış ve orada kalmış değil, her zaman için geçerli olan bir olaylar zinciridir.

Mısır, -İbranicesi Mitsrayim- kısıtlılık, sınırlılık, tıkanmışlık anlamına gelir. Bu da günlük hayatımızda bizi tutsak eden, kendi kendimize veya başkalarının bize koymuş olduğu, ilerlememizi ve ruhsal gelişimimizi engelleyici kısıtlamaları simgeler. Binlerce yıl önce bizleri esir eden firavunun yerini günümüzde ego, hırs, iş, para, takdir ve övgü arayışı gibi ve üzerine herkesin daha da ekleyebileceği yeni firavunlar almıştır. Pesah zamanı evlerimizi hamets’ten temizlerken, aynı zamanda ruhumuzu da olumsuz özelliklerden arındırmaya niyet ederiz. Pesah akşamı Seder sırasında atalarımızın Mısır esaretleri hikâyesini anlatıp dinlerken, kendi esaretlerimizin de farkına varmaya çalışır, bunlardan kurtulabilmek için çabalamayı aklımıza koyar, aynen Mısır’da olduğu gibi Tanrı’nın bizi günümüzdeki Mısır’dan ve günümüzdeki firavunlardan da kurtarıp, sadece O’na hizmet edebilmemiz için özgürlüğe kavuşturması için dua ederiz.

Yahudilerin Tanrı tarafından Mısır’daki esaretten kurtarılıp özgür bir halk olmalarının kutlandığı Pesah, zengin sembol ve ritüelleri ile bize hayatın akışında yol gösterecek güçlü mesajlar içerir.

Diaspora Yahudileri, Pesah’ın ilk iki akşamı, İsrail’de yaşayanlar ise sadece ilk gece Seder yaparlar. Seder sözcüğü, ‘düzen’ anlamına gelir ve gecenin düzenini ifade eder. Pesah Seder’inde mumlar, simgesel yiyeceklerin bulunduğu özel Seder tabağı, Mısır’dan Çıkış’ın anlatıldığı Agada - Anlatı Kitabı ve şarap bulunur.

PESAH SEDERİ -Düzen

I) MUMLAR

Bu yıl Pesah, Şabat’a geldiği için Şabat ve Pesah Bayramı şerefine mumlar yakılır.

Güneş batmadan önce : “Baruh Ata Ad. Elo-enu Meleh Aolam Aşer Kideşanu Bemitsvotav Vetsivanu Leadlik Ner Şel Şabat ve Yom Tov- Bizlere Şabat Yomtov mumlarının yakılması mitsvasını veren Evren’in Efendisi Tanrı’mız Sen Mübareksin” duası söylenir.

II) ŞARAP

Seder’de sadece Kaşer Lepesah şarap kullanılır.

Neden kırmızı şarap? Şarap, neşe ve sevinci simgeler.

Kırmızı, aynı zamanda korban kanını da simgeler. Mısır’dan çıkıştan önceki akşam atalarımız Mısır’da kutsal sayılan kuzuyu kesip, kanını evlerinin kapısına sürer ve bu şekilde son felaket olan behor erkeklerin ölümü, Yahudileri etkilemez.

Seder sırasında dört bardak şarap içilir. Neden?

*Dört; Tora’daki dört kurtuluş ifadesini simgeler: “1-Sizi Mısır’ın yükü altından çıkaracağım…2-Sizi onların köleleştirici işlerinden serbest kılacağım…3-Sizi büyük bir güç gösterisi ve sert yargılar eşliğinde özgürlüğe kavuşturacağım…4-Sizi Kendim’e Halk olarak alacağım…”(Şemot 6:6-7)

*Başka bir yoruma göre, İsrailoğulları sürgündeyken, dört büyük erdemli davranış gösterirler: 1-Yahudi isimlerini ve kıyafetlerini değiştirmezler. 2-Kendi ana lisanları olan İbraniceyi konuşmaya devam ederler. 3-Dürüstlük ve ahlaklarını korurlar. 4-Birbirlerine sadık kalırlar ve birbirlerinin sırlarını açığa vurmazlar.

III) SEDER TABAĞI/ Sembolik yiyeceklerin dizilişi

Seder tabağı/ tepsisi, masanın ortasına, üstündeki her parça da belli bir sıraya göre yerleştirilir. Tepsinin içindeki sembolik yiyeceklerin her biri farklı şeyleri simgeler.

Tepsiye önce üç matsa yerleştirilir.

Ateşte kızartılan kuzu kolu, matsaların sağına

Haşlanmış yumurta matsaların soluna

Marul tabağın ortasına

Haroset, kuzu kolun sağına alta

Kereviz yaprakları harosetin soluna alta

1.Matsa: Hiçbir kırığı olmayan üç adet matsa, üzeri örtülü olarak tepsiye yerleştirilir.

Neden Matsa? Atalarımız Mısır’da köleyken de ekmek yerine, işlerini zamanında yetiştirebilmeleri için, pişirmesi ve yemesi çok az zaman alan ve uzun süre tok tutan bir tür matsa yiyordu. Kölelikleri süresince yedikleri ‘ha lachma anya-fakirlik ekmeği’ matsayı, Mısır’dan özgürlüğe doğru aceleyle çıktıklarında da yediler. Ancak hazırladıkları hamurun mayalanmasını bile beklemeden Mısır’dan çıkışta; yenilen matsa farklı olarak; artık ‘özgürlük ekmeği’ idi.

Neden üç tane? En üstteki ve en alttaki, lehem mişne- atalarımız çöldeyken Şabat ve bayram günlerinde gökten gelen çift porsiyon manna’yı temsil eder. Ortadaki matsa ise, Pesah’ta Matsa yeme mitsvasını temsil eder.

2.Karpas: Kereviz, maydanoz, turp yaprağı-ve tuzlu su veya Kaşer Lepesah sirke.

Neden? Öncelikle masadaki çocukların ilgisini çekip soru sormaya yöneltmek amaçlıdır. Bu otlar, o dönemdeki Yahudilerin düşük spiritüel seviyesini, tuzlu su veya sirke, Mısır’da Yahudilerin döktükleri ter ve gözyaşını simgeler. Kereviz veya maydanozu tuzlu suya batırıp salladığımızda gözyaşı görüntüsü verir.

Kabalistik olarak karpas, yerde, toprakta yetiştiği için ve bize alçakgönüllü olarak kalmanın önemini hatırlatır.

3.Maror-Acı otlar.

Neden? Acı otlar bize atalarımızın Mısır’da çektiği acıları anımsatır. Acı otlar için ülkemizde marul kullanılır. Marulun özelliği, tatlı olarak başlayıp, sonlara doğru acılaşmasıdır. Yahudilerin Mısır’da yaşadıkları ilk zamanların tatlı olmasını, fakat sonunda zorluk ve acıya dönüşmesini simgeler.

Kabalistik olarak maror, başkasının çektiği acı ve ıstıraba şefkat gösterebilmeyi, empatiyi ifade eder.

Sfat Emet ve Rav Kook, insanların acıyı hissedebilmelerinin aslında özgürlüğün ilk yansıması olduğunu belirtir. Esaretin en kötü şekli, bu tutsaklık haline alışmak ve buna uyum sağlayacak duruma gelmektir.

4.Haroset-Ezilmiş elma, kuru üzüm, tarçın, hurma ve kırmızı şaraptan oluşan karışım.

Neden? Haroset, çamuru andırdığı için Firavun’un İsrailoğullarına hazırlatt