top of page

Deli olan kim?


“Yom HaAliya” başlıklı, geçen haftaki yazımda, 2. Aliya sonrasında ülkedeki Yahudi sayısının 85 bine ulaştığını, ancak göç edenlerin yüzde doksanın zorluklar sonucu Eretz İsrael’i terk etmeleri ile 1. Dünya Savaşı bitiminde sayının 56 bine düştüğünden söz etmiş ve Efraim Kishon’un başından geçen ilginç bir olayı aktaracağımı belirtmiştim.

György Kardos, 1925 yılında Budapeşte’de doğdu. 16 yaşında yazılar yazmaya başladı, Nazilere karşı direniş güçlerine katıldı. 1944 yılında Almanların eline düştü ancak Partizanlar tarafından kurtarıldı ve Romanya ile Türkiye üzerinden Eretz İsrael’e ulaşmayı başardı. İngiliz ordusuna alındı, ne var ki 40 kg geldiği ve çok güçsüz olduğu teşhisi ile terhis edildi. 1948-49’da iki buçuk yıl İsrail ordusunda görev gördü, Bağımsızlık Savaşına katıldı. 1951 senesinde yatalak olan büyük annesinin bakıma ihtiyacı olduğu haberini alınca Macaristan’a dönmek zorunda kaldı.

György Kardos, 17 yıl aradan sonra yeniden yazarlık mesleğine geri döndü ve 1969 senesinde ilk kitabı “Seven Days in the Life of Avraham Bogatir” (Avraham Bogatir’in yaşamında yedi günü) adlı eseri yayınladı. Kitap Etsel’de İngilizlere karşı direniş eylemlerine katılan 17 yaşında bir genç ile 2. Aliya’da göç eden bir kişi arasındaki diyaloglardan oluşmaktadır. Yapıt Macaristan’da 100 bin baskı yaptı ve 12 dile çevrildi. Kardos sonradan yayınlayacağı iki kitapla da uluslararası bir üne kavuştu.

György Kardos, 1951 yılında, Hayfa limanında gemiye binerken bir daha geri dönmesine izin verilmeyeceğini biliyordu. Hatta bir ara gemiden atlamayı düşündü, ama buna cesaret edemedi.

György Kardos Hayfa’dan gemiye bindiği sırada, aynı anda diğer bir gemiden Efraim Kishon Eretz İsrael topraklarına ayak basıyordu. Kishon sonraki yıllarda kaleme alacağı ve tüm dillere çevrilecek olan 450 kitabı 30 milyon baskı ile erişilmesi imkânsız bir rekora imza atacaktı.

Yıllar sonra Kardos anılarında şöyle der; “Bir yazar ülkeye göç ederken bir diğeri terk ediyordu Ve her biri diğerini bakarken belki de içinden şöyle sesleniyordu; “Deli! Acaba gerçekten deli olan kimdi?”

Günümüzde hala az bir farkla Yahudilerin yarısı Eretz İsrael’de, yarısı da Diaspora’da yaşamını sürdürüyor. Deli olan biz isek, varsın öyle olsun.

İsrail’deki Türkiyeliler Birliği tarihinde ilk defa 26 Mart’da Aliya gününü büyük bir coşku ile kutlamaya hazırlanmaktadır. ESKİ VE YENİ OLELER GELİN YOM ALİYAYI BİRLİKTE KUTLAYALIM, ANILARIMIZI PAYLAŞALIM.

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page