Nisan - Zincirlerimizden kurtulmak

March 14, 2018

 


"Bu ay sizler için ayların ilki olacak (şemot 12,2)" diye ifade edilen Nisan, Tora dilinde ibrani takvimine göre birinci ay olduğu gibi aynı zamanda Tanrı'ya yaklaşmamız açısından da bir başlangıcı işaret eder. Mısır'daki yüzyıllarca süren esaretin bitmesiyle beraber yaşanan mucizelerden ve toranın alınmasından sonra, Tanrı ile iletişimimizi sürekli güçlü tutabilmek için bir tapınak - Mişkan- inşasına başlanır. Çöldeki göçebe hayatımıza eşlik eden “seyyar Bet Amikdaşın “açılışı Roş Hodeş Nisan’dır. Yine bu tarih, Yahudi tarihi açısından birçok ilke imza atar : Aaron, Kohen Hagadol olarak görevine başladı, ilk kurbanlar sunuldu, kurbanları yakan ateş gökten inmeye başladı, kohenler toplu olarak ilk defa halkı kutsadı, Mişkan dışında kurban kesimi yasaklandı, Tanrı’nın varlığını -Şhina- en çok hissetmeye başladığımız dönem başladı.

(Ravlarımızın öngörüsüne göre de üçüncü Betamikdaş’ın halkın kullanımına açıldığı gün yine Roş Hodeş Nisan olacaktır.)

 

Nisan ayının bizden istediği bir başka mitsva da, doğanın uyanışı ve baharın gelişini fark edebilmek için yaptığımız “Birkat Hailanot “ duasıdır. Meyve veren ağaçların çiçeklerini gördüğümüzde okuduğumuz bu dua ile Tanrı’nın yarattığı doğa güzelliklerini görmek için kendimizi daha fazla zorladığımız gibi, çiçeklerin tomurcukların içinden çıkmak, güneşe doğru uzanmak için nasıl zincirlerini kırdıklarına şahit oluruz.

 

Mısırdan çıkış da , esaretten kurtulmanın fiziksel bir boyutu olsa da, zincirlerimizden kurtulmak ve manevi olarak da özgürlüğe kavuşmamız için her nesilde gerek toplum gerek bireysel boyutta kendimizi “Mısırdan çıkıyor “olarak görmemiz gerekmektedir. Bu nedenle Nisan ayında kutladığımız “Pesah “ bayramı bizlere hem tarihimizi hatırlatır, hem de nelerin, kimlerin esaretinde olduğumuzu düşünmek için fırsat yaratır. Pesah bayramının hazırlık aşamasının en yorucu kısmı evlerdeki “hamets”in aranmasıdır. (Hamets arıyoruz derken bu arama bahar temizliğne dönüşürken , sadece et yeyip şarap içmek dini olarak yeterliyken, geleneksel bayram yemeklerindeki çeşit sayısını 30a çıkartırken daha çok yorulduğumuz da doğrudur) Hamets sadece fiziksel olarak aradığımız ekmek, kurabiye, makarna değildir, kalplerimizde aramamız gereken, içimizdeki kötü dürtü - Yetser ara -, kibir, ego, kıskançlık da hamets tir. Başka toplumlar ne der, arkadaşlarımız ne düşünür diye yüksek sesle söyleyemediğimiz her şey , yahudilige dair yapamadığız her hareket de hametstir.

 

Pesah bayramında yediğimiz “Matsa” ise mütevaziliği, maneviyata dönüşü ifade eder. Her iki kelime de benzer harflerle yazılır :חמץ ve מצה. Aradaki fark ח ve ה harfleridir. ח, üç tarafı kapalı bir hapishane gibidir. Kibir bazen bizi olduğumuz yere bağlar, değişmemize engel olur. ה harfi ise manevi ve maddi dünyanın paralel olarak da var olabileceğini gösterir. İki harf arasındaki sayısal fark 3 tür (ח=8)(ה=5). Pirke Avot ‘ta yazılı olduğu gibi üç şeye dikkat edersek kibirden ve hatadan uzak dururuz. Nereden geldiğimizi, nereye gideceğimizi ve kime hesap vereceğimizi unutmamak. Nereden geldik? Birkaç damladan.. Nereye gideceğiz? Toprağa… Yaptıklarımızın hesabını kime vereceğiz? Kralların kralı, evrenin yaratıcısı Tanrı’ya…  (mişna 3:1)

 

Bu Nisan ayında, doğanın uyanışını içimizde yaşayabilmek, kalplerimizdeki kibiri temizleyip, Tanrı için bir Mişkan inşa edebilmek, zincirlerimizden kurtulup, özgür birer Yahudi olarak Pesah sofrasına oturabilmek dileğiyle….

 


 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
İLETİŞİM

Tel: +972 36582936
Fax: +972 36573894

turkisrael@gmail.com

ADRES

Mohrey Sigariyot 7 Bat Yam - Israel

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • Google Places Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon
İletişim ve faaliyetler hakkında bilgi almak için