Yahudi takvimindeki en kutsal gün Yom Kipur


Tüm dünya Yahudileri için bir oruç, itiraf, kendi içine ve Tanrı’ya dönüş günü olan Yom Kipur, eşsiz bir gündür. Tora’da açıkça belirtilen tek oruç günü olan Yom Kipur, bu yıl 29 Eylül Cuma akşamüstü başlıyor.

Sadece bu gün, 10 Tişri günü, ruhun en iç boyutunun kendini gösterdiği ve dışarıya açıkça yansıdığı gündür. Ruhun bu boyutu ‘yehida-bir’lik’ ruhlarımızın ‘bir’liğini temsil eder. Bu ‘bir’lik, tüm dağılma, parçalanma, bölünme, düalite, çoğunluk/azınlık kavramlarını aşar. Tanrı’dan başka hiçbir şey olmadığı, her şeyin Tanrı’nın parçası olduğu, ayrı ayrı varlıklar değil, herkesin ‘bir’ ve birbirine bağlı olduğu, Tanrı’dan ayrı değil, Tanrı’nın içinde var olduğu, Tanrı ile ‘bir’ olduğu gerçeği, ruhun derinliklerinde hissedilir.

Kutsallık, bu özel günün ana temasını oluşturur. Yom Kipur mitsvaları, kişiyi olabildiğince fiziksellikten uzaklaştırarak meleklere benzer hale getirmeyi amaçlar, bu şekilde bölünmüş ve parça parça olan maddi dünyayla etkileşim en aza indirilerek tamamen yücelik dünyasına dalmak mümkün olabilir. Tora’da belirtilen tek oruç günü olan Yom Kipur, bu yıl 29 Eylül Cuma akşamüstü başlıyor.

YOM KİPUR SEVİNCİ

Yom Kipur, hüzünlü bir gün olarak algılansa da, Yahudi bilgelerden Rabi Şimon ben Gamliel, Yom Kipur’un, yılın en sevinçli günlerinden biri olduğunu belirtir (Talmud Masehet Taanit 26b).

Rabi Akiva da, İsrail’in-Yahudi halkının mutlu, çok mutlu olması gerektiğini, çünkü onların günahlarından arınmalarının ‘bizzat Tanrı’ tarafından gerçekleştirildiğini ifade eder.

“Üzerinize temiz su dökeceğim, arınacaksınız. Sizi bütün kirliliklerinizden ve putlarınızdan arındıracağım.”(Yehezkel 36:25).

Ayrıca, Tanrı’nın, İsrail’in ‘umudu (=tikva =mikvesi) olduğunu’, mikvenin saf olmayanları arındırdığı gibi, Tanrı’nın da İsrail’i arındırdığına dikkat çeker. “Ey İsrael’in umudu Tanrı.” (Yeremya 17:13)

Yom Kipur, yılın en yoğun ve en ciddi bayramı olmasına rağmen, mutlu bir gündür. Çünkü bayramın gereklerini layığıyla yerine getiren, kendi içine dönüp hayatının muhasebesini yapan, hatalarını farkedip incittiği kişilerin gönlünü birebir alan (toplu mesajlarla değil), Tanrı ile ilişkisini sorgulayıp nerede olduğuna bakan ve hem akranları hem de Tanrı ile ilişkilerini geliştirmeyi hedefleyen kişi, hem başkalarıyla, hem Tanrı ile bağlarını güçlendirmek için ilk adımları atmıştır.

Talmud’da şöyle yazar: “Yahudiler için hiçbir gün Tu BeAv ve Yom Kipur kadar hayırlı ve güzel olmamıştır.” (Taanit 4:8)

Çünkü Tanrı’ya, Baba’mıza olan sonsuz güvenimizle, dürüstçe ve samimiyetle teşuva yaptığımızda, Tanrı’ya karşı bilerek/bilmeyerek işlediğimiz, pişmanlık duyduğumuz günahlarımızın, biz samimiyetle pişmanlık duyup bunları itiraf edip gelecekte bunları tekrarlamamaya niyet ettiğimizde Tanrı’nın bu günahlarımızı affetmekle kalmayıp; geriye dönük olarak sanki bu günahlar hiç olmamış gibi kabul edeceğinden emin oluruz. Sağlık, mutluluk, refah dolu Yaşam Kitabı’na yazılmış olmanın sevincini yaşar, bu şekilde Tanrı’ya her yıl biraz daha yakınlaşmamızı, ilişkimizin daha güçlenmesini tarifsiz bir sevinçle kutlarız.

*Dikkat: Bunlar sadece kul ile Tanrı arasındaki davranışlar için geçerlidir. Kalbini kırdığımız kişilerle de aynı bu şekilde pişmanlık duyup, hatamızı dürüstçe itiraf edip özür dilemeli ve tekrar etmemeye niyet etmeliyiz.

ADIM ADIM YOM KİPUR

5778-2017

Kapara: Yom Kipur’dan önceki günlerde ‘kapara’ yapma âdeti vardır. Geleneksel olarak canlı bir tavuğun ya da bir miktar paranın insanın başının üstünde döndürülüp, kapara duası edilerek kefaret olarak ilan edilmesidir. Kapara, Matan Baseter gibi ilgili kurumlardan telefonla da yapılabiliyor, ismi verilen kişiler için kapara duası okunuyor.

Tsedaka: Tanrı’nın bize dağıtmamız için verdiklerini, adil bir şekilde ihtiyaçlılara ulaştırmak, bizim görevimizdir. Tsedaka vermek hem görevimizdir, hem bunu samimiyetle yapmak övgüye değer bir davranıştır. Ayrıca hakkımızda verilebilecek sert hükümleri iptal etme, hatta ölümden kurtarma gücüne sahiptir. ‘Tsedaka tatsil min amavet’. Tsedakayı kurumlara ulaştırdığımızda, onlar tarafından ihtiyaçlılara yönlendirilir.

Teşuva: Birisi günah işlediğinde, ‘ba’al avera’, yani ‘günah sahibi’ olarak adlandırılır. Günah sahibi, samimiyetle niyet ettiği ve teşuva yaptığı takdirde bu günahı elden çıkarabilir, onu boşayabilir. Tanrı’nın Görüntüsünde ve Benzeyişinde yaratılan insan iyidir, güzeldir, olağanüstüdür. Tanrı insana Kendi Nefesini üfleyerek can vermiştir. İnsanın özü; saf, temiz ve kutsaldır. Maalesef günlük hayatın zorlukları ve baştan çıkarıcılıkları ile zaaflarımıza yenik düşüp günah işlemiş olabiliriz. Günahlara sahip olabiliriz. Ama günahlarımız, kim olduğumuzu, kim olacağımızı belirlemez. Bunların farkına varıp tüm kalbimizle teşuva yaptığımızda onlardan tamamen kurtulmamız, onlardan boşanmamız mümkündür. Bunun için önce, hatalı davranışlara son verilir. Daha sonra bu olumsuz davranışlar için dürüstçe ve samimiyetle pişmanlık duyulur. Bundan sonraki adımda Tanrı’ya, sözlü olarak hatalar itiraf edilir. En son olarak da gelecekte bu olumsuz davranışları tekrar etmemeye dürüstçe niyet edilir. Bunlar sadece kul ile Tanrı arasındaki hatalı davranışlar için geçerlidir. İnsanlar arasındaki yanlış davranışlar için ilgili kişilerden özür dilemek gerekir. (Aşkenaz Roş Aşana Kartı 5777)

Pişmanlık diye tercüme edilen Teşuva, aslında kendi özüne, Tanrı’ya Dönüş anlamını taşır. Hatalı bir davranışta bulunmadan, günah işlemeden de teşuva yapabiliriz. Mitsvalarımızı arttırarak, bu dünyadaki görevimiz üzerine düşünüp bu yolda harekete geçerek, Tanrı’nın elçileri olmaya layık bir şekilde yaşayarak, Tora öğretilerini sadece okuyup anlatmakla kalmayıp bunları hayatımıza da uygulayarak, yaşantımızla örnek olarak ve dünyayı Tanrı’nın Varlığı’nı barındırmaya layık bir hale getirmek için kendi üzerimize düşeni yaparak Tanrı’ya daha çok yaklaşabiliriz.

Aramızda olmayan yakınları ziyaret etme: Yom Kipur’dan önce mezarlığa gidip artık aramızda olmayan yakınlarımızı ziyaret etme adeti vardır. Ayrıca tsadiklerin mezarlarını ziyaret etme ve dua etme âdeti de vardır.

Dua etmek için tsadiklerin mezarını ziyaret eden kişilerin duaları bu tsadiklere değil, her zaman Tanrı’ya yönelik olmalıdır. Tanrı’dan, kendilerine, bu tsadiklerin liyakati hatırına merhamet bağışlaması için dua etmelidirler.

Erev Yom Kipur-9 Tişri-Bu yıl 29 Eylül Cuma

*Selihot: Yom Kipur’dan hemen önceki sabah, yine gün ağarmadan önceki saatlerde yapılır.

*Yemek mitsvası: Kipur’dan önceki gün ziyafet gibi yemek ve içmek kuralı vardır. Bunları bu kurala uyma niyetiyle yapan kişi, bu günde de oruç tutmuş gibi kabul edilir. Ziyafet gibi yeme ve içmenin amacı, orucu daha rahat geçirmek için olsa bile, bu yemek, mitsvayı yerine getirme hazırlığı olduğu için, başlı başına bir mitsva sayılır.

*Mikve: Yom Kipur’dan önceki gün Mikve’ye (Dini kurallara göre tabii sularla hazırlanmış arınma havuzu) girme adeti vardır. Bunun sebebi, yılın en kutsal gününe, dini olarak arınmış olarak girmektir. Diğer bir sebebi ise, mikveye dalıp, yeni doğmuş bir insan olarak çıkmaktır. Aynen teşuva yaptıktan sonra yeni bir insan olarak hayatımıza devam etme niyetinde olmamız gibi.

*Seuda Hamafseket: Akşamüstü ‘Oruca Başlama Yemeği’, özenle hazırlanmış ve zengin yemeklerle donatılmış bir sofrada yenilir.

Cuma olmasına rağmen yemekte Kiduş duası yapılmaz ve Amotsi duası ‘bir’ ekmekle yapılır.(Çünkü Şabat’a girilmemiştir, bu bir Şabat yemeği değildir).

*Bayram mumlarının yakılması: Güneş batmadan önce bayram şerefine mumlar yakılır. Bu yıl Kipur, Şabat gününe denk geldiği için, mumları yaktıktan sonra şu dua söylenir: “Baruh Ata Ad.Elo-enu Meleh Aolam, Aşer Kideşanu Bemitsvotav Vetsivanu Leadlik ner şel Şabat ve şel Yom Hakipurim - Bizleri mitsvaları ile kutsayan ve bize Şabat ve Yom Kipur mumlarını yakma mitsvasını veren, Evren’in Efendisi Tanrı’mız, Sen Mübareksin.”

*Bayram mumları yakılmadan yemek ve sonrasında çay kahve vb bitmiş olmalıdır. Bu mumların yanında 25 saat boyunca yanacak bir mum daha yakılır. Şabat bitiminde Avdala, bu mumdan ateş alınarak yapılır.