top of page

101 Djoha Hikâyesi ile bizleri güldüren…DR.SELİM SALTİ








Sefarad kültürü ve Ladino’yu yaşatma yönünde çaba harcayan ve bu amaçla Bar İlan Üniversitesi’nde Salti Ladino Enstitüsünü kuran Dr. SELİM SALTİ bir ilke daha imza attı. Sefarad kültürünün Djoha karakterine çağdaşlık kazandırarak yeni bir mizah yarattı… Sefarad dünyasının en saygın kişilerinden Dr. SELİM SALTİ ile yeni kitabı “101 Kuentos Modernos de Djoha” üzerine konuştuk…

Nelly BAROKAS







*Nasreddin Hoca hikâyelerinin Sefarad versiyonu olan Djoha karakterini, günümüze, 21. Yüzyıla uyarlama fikri nasıl oluştu?


Sefarad kültürüne ve Ladino’ya bağlılığım ve bu kültürü yaşatmaya, ilgi çemberini genişletmeye çabalamam başta İsrael olmak üzere Sefarad dünyasında bilinir. Ladino’nun daha geniş çevrelerde tanınmasına değer verdiğim gibi, genç nesillerin de kültürümüzü tanıması ve sahiplenmesi benim için çok önemli. Günümüzde, yaşam şartlarının ve önceliklerin bunca değişimi ile genç beyinler artık sadece bu dönemin gerçekleri ile dolu.

Orijinal Djoha hikâyeleri yeni nesli ne kadar ilgilendirebilir diye sorguladım. Bu arada güncel hayatımıza Djoha gözüyle bakarken de hakikaten fıkralara konu olacak kadar enteresan, garip ve komik durumlar olduğunu gördüm. Bundan dolayı, yeni fıkralar yazmaya ve eskileri derlemeye karar verdim. Kitabımdaki Djoha hikâyeleri günümüz insanına hitap eder ve hayatını yansıtırken aynı zamanda güldürebilir. Bu bağlamda gençlerimizin 101 Djoha Hikâyelerini okuyarak, kitapta kendi ailelerinden ve yaşamlarından parçalar bulmalarını ve bu sayede Sefarad kimlikleri ile Ladino dilini koruma içgüdüsünü oluşturabilmelerini diliyorum.



Nelly Barokas, Naime ve Selim Salti ile

*101 tane Djoha hikâyesi yaratabildiğinize göre, bu başarınızın genellikle mizaha yatkınlığınızdan, belki de Osmanlı’daki Ladino mizahına merakınızdan mı kaynaklanıyor? Ne dersiniz?


Hayatın karmaşıklığı ve zorluklarının ailemiz ve dostlarımızla birlikte gülerek, hatta beraber kahkaha atarak aşılabileceğine yürekten inanan bir kişiyim. Gülmek ve güldürmek beni mutlu ediyor. Çocukluk yıllarımda da aile ortamımızda Djoha fıkraları anlatan, bizleri güldüren büyüklerimiz vardı. Özellikle dayım Cako Bennun’u burada rahmetle anıyorum. Onun defalarca anlattığı Djoha hikâyeleri belleğime yerleşti ve Djoha merakımı ateşledi. Geniş ailemde gördüğüm mizah sevgisinin beni bu konuya daha yatkın ve araştırmaya meraklı hale getirdiğini söyleyebilirim. Sadece Osmanlı Ladino mizahı değil, yaşamımızın uzun yıllarını geçirdiğimiz Avrupa’da da oradaki toplumlara has mizahı araştırıp okumaya çaba sarf ettim.

Şöyle diyelim mi? Bazı insanlar rahatlamak için keyif verici maddelere ihtiyaç duyar, ben ise fıkralar espri ve hikâyeciklerle yaşamımı ve etrafımdaki sevdiklerimin yaşamlarını rahatlatmaya ve renklendirmeye çalışırım.


*Sizin yarattığınız modern Djoha’nın karakteristik özellikleri nelerdir? Günümüzün Djoha’sı ile geçmişin Djoha’sı arasında benzerlik ve farklılıklar var mı?


Biliyorsunuz, Djoha Nasreddin Hoca hikâyelerinden uyarlanmış ve Osmanlı topraklarına yerleşmiş olan Sefaradların Anadolu kültüründen alıntı yaparak kazanmış oldukları folklorik bir karakterdir. Djoha da aynen Nasreddin Hoca gibi iyilik yapmayı seven, karşılaştığı kötülükler karşısında yaptığı espri ve komikliklerle ders alınacak yorumlar yapan; akıllı, kıvrak zekâlı, bazen de biraz saf biridir. Günümüze uyarladığımız Djoha da aynı özellikleri taşımakla birlikte, ayrıca zamanın gerçeklerine hakim, açık fikirli, deli dolu ve çocuksu bir bilge gibi davranır. Bugünün Djoha’sı zamana ayak uydurabilmiş ve değişimleri kabullenmiş bir geleneksel Djoha’dır; toplumun bazı kesimlerince tabu sayılabilecek ağıza alınmayan LGBT gibi konular hakkında bile güldürmekten çekinmez.


*Bu kitabı kaleme alıp yayınlamakla Ladino mizahının korunması yönünde önemli bir adım attığınız kanısını taşıyorum. Bu konudaki görüşünüz nedir?


Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Kitabım, Ladino mizahının gelecek nesillere aktarımında faydalı olabilecekse ne mutlu bana.

101 Kuentos de Djoha kitabım, Sefarad kimliğini kaybetme eşiğinde olan veya Ladino diline hakim olmayan kitlelerin ilgisini çeker, onlara güzel anlar yaşatabilirse çok mutlu olacağım. Ladino dilinin ve mizahının korunması için atılması gereken pek çok adım var ve umarız bunlar da dünyanın her tarafında Ladino’ya gönül vermiş kişi ve gruplar tarafından zaman içinde gerçekleştirilebilir.


Salti Ailesi


*Kitabınızda her hikâye üç ayrı lisanda yer alıyor: Ladino, İngilizce ve İspanyolca... Hikâyelerin İngilizcesi Ladino bilmeyen Sefaradlara hitap edecek. Hikâyelerin İspanyolcasına da yer vermeye gerek duymanızın sebebi nedir?


Biz Sefarad Yahudileri, İspanya’dan sürüldüğümüzde nesiller boyunca yaşamış olduğumuz toprakların kültürünü ve dilini de yanımızda getirdik. Sürgünden sonra Sefarad Yahudileri yerleştikleri Osmanlı topraklarında Ladino dilini kullanmaya devam etti ve yüzyıllar içinde bu dil yaşadıkları ülkelerin dillerinden sızan kelimelerle zenginleşti.

Bugünün İspanyolcası ile Ladino’nun temeli olan Kastiliano İspanyolcası tam olarak aynı değil. Hikâyelerin İspanyolca tercümelerini ekleyerek, ana dili İspanyolca olan okurların kendi dilleri ile Ladino’nun benzerliğinin yanı sıra, bu dilin ve kültürün yüzyıllar içindeki gelişimini anlayabilmelerini ümit ediyoruz. İspanyol toplumu ve kurumları kendi tarihini ve kültürünü araştırmaya önem verir. Djoha karakteri ve hikayelerini İspanyollar tanımadıklarından bu tercümeler sayesinde bu önemli kişiliği ve ona has literatürümüzü tanıtmayı amaçladık.


*Ladino kültürünün akademik seviyede araştırılıp korunması amacıyla kurduğunuz Salti Enstitüsünün desteği ile Gözlem Yayınları tarafından yayınlanan “101 Kuentos de Djoha” kitabınızı birçok farklı ülkeden edinmek isteyenler olacak. Meraklıları kitabınızı nereden alabilirler?


Kitabı yayınlamış olan Gözlem yayınları kendi web sitesinden uluslararası taleplere cevap vermekte.

Yukarıdaki linkten girildiğinde, Türkçe, İngilizce ve İspanyolca açıklamalarla gelen siparişler için bilgi verilmekte ve soru, bilgi ve ek detay talebi için kitabevi@gozlem.com.tr ye yazılabilmektedir.

“101 Kuentos de Djoha” Israel sınırları içinde sadece IYT tarafından satılacak ve kitap satış bedeli olan 70₪ tamamen IYT Burs Fonu’na aktarılacaktır.



***

Hikâyelerin çizeri İRVİN MANDEL ile kısa kısa…

Dr. SELİM SALTİ’nin “101 Kuentos Modernos de Djoha” kitabının tasarımı, Şalom Gazetesi “Mozotros” çizeri İRVİN MANDEL’in hikâyelere uygun çizimleri ile daha da renklendi. MANDEL ile kısa söyleşimizde kitaptaki birkaç çizime de yer veriyoruz…


*Dr. Selim Salti’nin “101 Kuentos Modernos de Djoha” kitabını çizimlerinle daha da neşelendirdin… Bu sürece nasıl başladın? 101 hikâyeyi okuyup Djoha ile tanışarak mı?

Dr Selim Salti’yi şahsen tanımıyordum kendisi Şalom aracılığıyla benimle temasa geçti, projesinden bahsetti ve kitabındaki fıkraları resimlememi istedi. Kitap üç lisanda basılacağı için karikatürlerin yazısız olması gerekiyordu. Önce benden 10 tane çizim istendi. Tabi ki işe bütün fıkraları okuyarak başladım. Esprileri gülünç çizimlerle desteklenebilecek rastgele 10 fıkraya vinyetler çizdim. Ancak daha sonra kitabın sayfa mizanpajı yapılınca fazla sayıda boşluk olduğu görüldü ve benden bu boşlukları da doldurmam istendi. Sonuçta sayısını hatırlayamadığım, kitaptaki çizimler ortaya çıktı.

*Djoha’ya çizimlerinde bir imaj kazandırırken nelerin üzerinde durdun? Djoha’nın genelde siyah kostümlü ve papyonlu olmasının bir nedeni var mı?

Öncesinde günümüze uygun bir Djoha tiplemesi yaratmak gerekiyordu zira genelde Djoha tiplemeleri eski zamanlarda yaşamış tiplemelerdi. Bu kitap ise günümüzde geçen hikâyeleri anlatacaktı. Ben kafamda birkaç tipleme yaratıp kağıda döktüm sonrasında da kitapta yer alan tiplemeyi tercih ettiler. Ettiler derken bu projede Selim beyle birlikte çok faal çalışan ve tercümeleri yapan Daniel Santacruz’u belirtmek istiyorum. Karikatürler önce Daniel Santacruz’un denetiminden geçiyordu. Kendisi çok muhafazakâr bir kişi ve örneğin açık saçık bir fıkraya açık saçık bir karikatür çizmemi kabul etmiyordu.

*Kitaptaki “Modern Djoha”, senin yıllardır “Mozotros Ailesi” köşende yer verdiğin karakterlerle örtüşüyor mu?

Aslında Mozotros’u çizerken hiçbir şekilde bilinen fıkralardan esinlenerek çizmemeye gayret ederim, hikâyelerimi kafamdan uydurmayı seviyorum. Ama tabi ki sonuçta hem Mozotros, hem Djoha büyük oranda Yahudi yaşamından esinlenilmiş hikâyeler anlatıyor dolayısıyla istemeyerek de olsa bazı hikâyelerde benzerlikler olabiliyor. Gene de çok fazla örtüştüğünü düşünmüyorum.





















Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page