top of page

ŞELAH LEHA - “Hayatı Kaplayan Mevcudiyet”






Dr. Nahum Eliezer Rabinovitch'in (z”l) hatırası mübarek olsun. (1928 – 2020)



“Bene-Yisrael’e konuş…nesilleri boyunca…. giyisilerinin köşelerine tsitsit (צִיצִת) yapsınlar.” (Bamidbar 15:38)



İbranice Tsitsit (צִיצִית) sözcüğü Tora’da bir Yud ile yazılırken Mişna’da iki yud ile telaffuz edilir.



Tallit’in kendisi “Tal” - “Çiğ” gibi “Hayatı Kaplarken” köşelerine yapılan Tsitsitin Tav harfi Sonsuzluğu, Yod harfi Mevcudiyeti ve Tsadik harfi de Sadık’ı (Erdemli’yi) temsil eder. “Manevi Mevcudiyet (Sonsuzluk) ile Yaşadığımız Mevcudiyetin birbirine bağlanması” şeklinde tercüme edilebilir.



Peki, Kayıp ikinci Yud harfi (Mevcudiyet) nerede?



Tsitsit emri öylesine güçlü ki, Yahudi inancının en yüksek ilanı olan Şema'nın üçüncü paragrafı olmuştur.



Bir yandan bilgeler tsitsit emrinin diğer tüm 613 emre eşit olduğunu söylediler. Öte yandan, kesinlikle zorunlu değildir dediler. Yani dörtten daha fazla köşeli bir giysi giyerek tsitsit emrinden tamamen kaçınmak mümkündür. Önemlidir ama kategorik değildir. Yani şarta bağlıdır.



Neden öyle?.......... Zorunlu olması gerekmez mi ?



Başka bir olağandışı fenomen daha var. Zamanla, gelenek, emri iki farklı şekilde yerine getirmek için gelişti. Birincisi, dua ederken diğer kıyafetlerimizin ÜZERİNE GİYİLEN şal şeklinde. İkincisi, gün boyunca dış kıyafetlerin İÇİNE GİYİLEN bir alt giysi şeklinde .



Bir emir neden bu şekilde ikiye ayrılır?...... Çünkü iki çeşit kıyafet vardır.



Belli bir izlenim yaratmak istediğimizde, halk içinde giydiğimiz kıyafetler. Bir kral, bir hakim, bir asker, bireyi gizleyen ve yerine bir rol, bir rütbe ilan eden kıyafetler. (ki, yanıltıcı olabilir. Çünkü bir Polis güvensiz hissedebilmesine rağmen, beraberinde bir otorite aurası taşır.) Kıyafetler tıpkı maskeler gibi atındaki kişiyi saklarlar.



Ama yalnız olduğumuzda giydiğimiz başka kıyafetler vardır. Stüdyosundaki sanatçı, Masasındaki yazar, Güllere eğilimli bahçıvan. Bir izlenim yaratmak için giyinmezler.



İki tür tsitsit , bu farklı kıyafet biçimlerini temsil eder.



Dua ederken, kalbimizde Tanrı'nın bizden talep ettiklerinden ne kadar uzak olabileceğimizi hissediyoruz. Tanrı'nın önüne kendimizden daha fazlası olarak gelme ihtiyacını hissediyoruz. Bireyselliğimizi gizliyoruz. “kendimizi bir giysi gibi Taletle sarıyoruz”. Sanki Tanrı'ya şöyle diyoruz. Ben sadece bir toz olabilirim, ama Kraliyet Şalını giyerek huzuruna çıkıyorum. Lütfen huzurunda, beni olduğum değil, olmak istediğim kişi olarak yargıla.



İçimize giydiğimiz tsitsit ise en içsel ruhumuzun kişisel yönünü temsil eder. Burada halka açık bir şey yok. Çünkü bu giysiler dışa dönük bir gösteri için değil. Kendimizi üniformanın altında saklamaya çalışmıyoruz. Bunun yerine, Tanrı'nın sözüne en içten bağlılığımızı ifade ediyoruz. Bu çarpıcı şekilde tsitsit, Yahudiliğin ikili doğasını temsil eder.




Bir yandan, kamusal, toplumsal, alanda başkalarıyla paylaşılan bir yaşam biçimi. Yahudiliğin genel yüzü. (Şabat, Bayramlar, Koşer Yasaları, Aile Saflığı) Fakat inançlı insanlar olarak iç yaşamımız da vardır. Sadece Tanrı'ya söyleyebileceğimiz başka kimse ile paylaşamıyacağımız şeyler vardır. Düşüncelerimiz, umutlarımız, korkularımız. Onunla ruhun mahremiyetinde konuşuruz ve O dinler.



Bu iki tür tsitsit giysisi inanç yaşamının iki boyutunu temsil eder - Dünyaya sunduğumuz görüntü ve sadece Tanrı'ya gösterdiğimiz yüzümüz.



Maskeyi çıkarabilsek, hakikaten daha önemli bir gerçeği ortaya çıkarmış olur muyuz? Maskesiz ve çıplak bir insan, maskeli birinden daha dürüst ve doğal mıdır?



Maskeler yapay kimliğimizin bir parçası mı, yoksa kendiliğimizin önemli bir unsuru mudur? Çıplak insan şık giyimli birinden daha mı yalın ve açıktır?



“Gerçek Adem” giyimli olan mı, çıplak olan mıdır?



Aramice’de “kalbin ağıza itiraf etmediği şeyler” diye bir deyim vardır. Ancak çok istisnai ve özel insanlar, ruhlarının uçurumuna bakabilecek güce sahiptir. Bu uçurumları açmak, altında lavların kaynadığı ince bir kabuğu kırmak gibidir. Lavlar dışarı taşarak her şeyi yok edebilir.



Dolayısıyla, içsel saflığımızı koruyan bu örtü, bu içsel maske, insanın kendisini korumasına da yarayan bir kalkandır. Maskeyi kaldırmak gibi bir girişim, son derece dikkatli bir şekilde ve ancak çok özel zamanlarda yapılmalıdır



Midraş’ta anlatıldığına göre, Tanrı Sina Dağı’nda insanlara göründüğü zaman, herkesin kendi bireysel algısına göre görünmüştür. Liderliğin Yahudilikteki tanımı, herkese farklı şekilde tepki verebilme becerisidir. Belki de karşımızdaki kişinin ihtiyaçlarına göre herkese farklı görünebilmek, İlahi bir yetenektir.



Belki de asıl soru, insanların giysilerini çıkarıp çıkarmaması gerektiği değil, hangi maskeyi seçmeleri gerektiğidir.



Tallit’lerimize her sarındığımızda Tsitsit’lerimizde eksik (kayıp) olan ikinci Yud’u (İlahi Maskeyi) bulabilmek ümidiyle…….



Sevgilerimle - Shabat Shalom


Rabi. Yishak BİLMAN (z”l) & Moşe PASENSYA





Etiketler:

Коментарі


Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
bottom of page